Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1672 K.2025/436
6. Hukuk Dairesi 2024/1672 E. , 2025/436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/174 E., 2023/156 K.
ASIL VE BİRLEŞEN 2011/568 ESAS SAYILI DAVADA DAVACI-BİRLEŞEN 2011/465 ESAS SAYILI
DAVADA DAVALI : ... mirasçısı: ... vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN 2011/568 ESAS SAYILI DAVADA DAVACI-BİRLEŞEN 2011/465 ESAS SAYILI
DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ...
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar birleşen 2011/465 Esas sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 01.02.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı arsa sahibinin devretmesi gereken 5 bağımsız bölümün tapusunu devretmediğini ileri sürerek A1-A4-B1-A13-A18 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, bilahare 3 bağımsız bölümün satılması sebebiyle talebini A1 ve B1 no.lu bağımsız bölümler ile sınırlandırmıştır.
2. Birleşen 2011/568 Esas sayılı davada davacı vekili, davacı yüklenicinin asıl dava ile tapu iptali ve tescil talep ettiği A4-A13-A18 no.lu bağımsız bölümlerin davalı arsa sahibi tarafından muvazaalı şekilde icra kanalıyla satışının sağlandığını ileri sürerek bu bağımsız bölümlerin satış bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2011/465 Esas sayılı davada davacı arsa sahibi vekili, davalı yüklenicinin arsa sahibine düşen bağımsız bölümleri sözleşmede belirlenen süre içinde iskânı alınmış şekilde teslim etmediğini ileri sürerek dava tarihine kadar oluşan gecikme tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen 2011/568 Esas sayılı davalarda davalı vekili, asıl ve birleşen 2011/568 Esas sayılı davaların reddini istemiştir.
Birleşen 2011/465 Esas sayılı davada davalı vekili, birleşen 2011/465 Esas sayılı davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.12.2014 tarihli ve 2012/118 Esas, 2014/561 sayılı kararı ile sözleşmenin 4. maddesinde yüklenicinin hissesine isabet eden son 4 dairenin tapularının verilebilmesi için dairelerin tamamının anahtar teslimi olarak hazır hale getirilmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak taşınmazların iskan ruhsatının alınmamış olması nedeniyle yüklenicinin asıl davada A1 ve B1 no.lu bağımsız bölümlerin tapu iptal ve tescilini talep edemeyeceği, yüklenicinin taşınmazların devrini talep edememesinin yanında, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapı denetim masrafının yükleniciye ait olduğu anlaşılmakla dava dışı yapı denetim şirketinin alacağını cebri icra yoluyla taşınmazların satışı sonrası elde ettiği tespit edildiğinden icra dosyası nedeniyle A4, A13 ve A18 no.lu bağımsız bölümlerin satışından arsa sahibi şirketin sorumlu tutulamayacağı, inşaatın sözleşmede belirlenen 20 aylık sürede anahtar teslimi şeklinde hazır edilmemesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde hüküm altına alınan azami 6 aylık gecikme cezasının yükleniciden tahsili gerektiği belirtilerek asıl ve birleşen 2011/568 Esas sayılı davaların reddine, birleşen 2011/465 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 66.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 04.12.2014 tarihli ve 2012/118 Esas, 2014/561 sayılı kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/147 Esas, 2019/1021 Karar sayılı kararıyla; asıl dava davacısının tüm temyiz itirazlarının reddine; birleşen 2011/465 Esas sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden, mahkemece; sözleşme gereği davacı arsa sahibine düşen bağımsız bölümler yönünden, inceleme ve araştırma yapılmaksızın ve sözleşmenin 7. maddesinde hüküm altına alınan 6 aylık gecikme cezası süresinin, bu süreden sonra arsa sahibi lehine tahakkuk edecek gecikme tazminatlarının tahsiline engel teşkil etmeyeceği hususu dikkate alınmaksızın, yalnızca süresi içinde iskan ruhsatının alınmamış olmasına dayanılarak ve 6 aylık sürenin azami talep süresi olduğu kabul edilerek gecikme tazminatı miktarının belirlenmesinin doğru olmadığı, bu durumda mahkemece, davacı arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin her biri için ayrı ayrı; teslim, fiilen kullanma, kiraya verme yahut satış hallerinin varlığı araştırılıp, bu durumların tespit edilmeleri halinde ilgili bağımsız bölümler yönünden gecikme tazminatına ancak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi ile bunların gerçekleştiği tarih arasındaki süre için hükmedilmesi, bahsi geçen hallerin bulunmaması durumunda ise, dava tarihi dikkate alınarak hesap yapılması ve hüküm kurulurken kazanılmış hakların da gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararında temyizi reddedilip kesinleştiği için asıl ve birleşen 2011/568 Esas sayılı dava dosyaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 2014/465 Esas sayılı dosyasındaki bozma kararı gereğince yeterli inceleme ve araştırma neticesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre mal sahibine düşen dairelerden 17 adet dairenin inşaat bitiş süresi olan 30.08.2007 tarihinden davanın açıldığı 29.06.2011 tarihine kadar sözleşme gereği teslim edildiği, kiralandığı, satıldığı konusunda delil ileri sürülmediğinden 391.000,00 TL gecikme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile arsa sahibi davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleşen 2011/465 Esas sayılı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın tamamının süresinde bitirilerek teslim edildiğini, bu kapsamda tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleşen 2011/465 Esas sayılı dosyada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden birleşen davada davalıdan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.