Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3726 K.2025/442

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3726 📋 K. 2025/442 📅 11.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/3726 E.  ,  2025/442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/188 E., 2023/753 K.
DAVA TARİHİ : 20.04.2016
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2022/297 E., 2022/702 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı kurum arasında 20.06.2008, 15.09.2010 ve 27.01.2012 tarihli Mardin İl Müdürlüğü Merkez tüm ilçeleri ve bunlara bağlı tüm belde ve köylere dair el bilgisayarı/endeksör ile endeks okuma hizmeti alım işi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firmanın sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan teknik şartnamenin 2. maddesine göre Dicle Edaş Mardin ilindeki alçak gerilimden beslenen müşterilere ait elektrik sayaçlarının endeks tespiti, tespit edilen endekslerin el bilgisayarına kaydedilmesi, bildirim tanzimi ve müşteriye bırakılması, tespit edilmiş bilgilerin idare bilgisayarlarına aktarılması, müşteri sayaçlarının ve mühürlerin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespiti işini yerine getirmeyi yükümlendiğini, ayrıca enerji kullanım yeri boş, yıkık, enerji kullanılıyor, sayaç arızalı, enerjisi herhangi bir sebepten dolayı kesik, sayacı sökülmüş, aboneliği iptal edilmiş, enerji tüketimi yok vb. gibi nedenlerle endeksin okunamaması halinde bu tür abonelerle ilgili bilgiler akabinde idare tarafından tekrar kontrol edilerek yüklenici ile birlikte güncelleştirilecektir hükmü bulunduğunu, müvekkili firmanın kaçak tutanağı ile ilgili üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini, davalı idare tarafından yapılması gereken düzeltmeler ve güncellemelerin yapılmadığını ve bu abonelere ilişkin hizmet bedeli ödemesi yapılmadığını belirterek şimdilik 35.400,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı olduğuna dair herhangi bir delil sunamadığını, davacının iddia ettiği üzere sözleşmede verilmesi gereken bir bedelin ödenmemesi durumu söz konusu olmadığını, davacının bugüne kadar bahsetmiş olduğu tutarlar ile ilgili hakediş raporlarına ihtirazi kayıt ileri sürmeyip davacı şirketin bu durumu kabul ettiğini, abone kayıtlarını güncelleme işinin tamamıyla hizmetin bir parçası olup yüklenicinin sorumluluğunda olan bir iş olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davanın kabulü ile 30.527.039,10 TL asıl ve 5.494.867,04 TL KDV olmak üzere toplam 36.021.906,14 TL alacağın 17.04.2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunu kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42 inci maddesinin Danıştay tarafından iptal edildiğini, hakedişlere girmeyen istek kalemleri için talepte bulunulduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesi Danıştay 13. Dairesi'nin 06.06.2023 tarih 2003/404 Esas, 2021/2898 Karar sayılı ilamıyla iptal edilmiştir. Eldeki uyuşmazlığa konu HİGŞ’inin 42/a maddesinde yer alan hükmün iptal edilmesi ile idari makamlarca anılan düzenlemenin uygulanması artık mümkün olmayıp, HİGŞ’in iptal edilen hükmünün anılan şartnameden çıkarılması gerekir, ancak somut olayda taraflar arasında özel hukuk sözleşmesi imzalanmış olup, HİGŞ’in ilgili hükmü artık idari bir düzenleyici işlem formundan çıkıp, sözleşmenin bir hükmü hâline gelmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin bir normu hâline gelen HİGŞ’in ilgili hükmü taraflar arasında uygulanmaya devam edecektir.
Sözleşmenin imzalanmasından sonra idare ile yüklenici arasında özel hukuk ilişkisi doğmuş olacağından ve buna ilişkin uyuşmazlık adli yargı mahkemelerinde çözümleneceğinden iptal kararının taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerini değiştirmiş sayılması gerektiği ve adliye mahkemelerinin de buna uygun işlem yapmak zorunda olduğu gibi bir sonuç ortaya çıkarılamaz. Aksine bir kabul yargı yolu kurallarına aykırı olduğu kadar Borçlar Hukuku düzenlemelerine, tarafların sözleşme ile bağlılığı ilkesine de aykırı bir sonuç olacaktır.
İptal kararı öncesi şartnamede delil sözleşmesi hükmü mevcut iken sözleşmenin imzalanmasıyla eki hâline gelen ve sözleşme hükmü niteliğini alan şartname, sonradan ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda dahi uygulanacak ve idari yargıda iptal kararı verilmiş olsa dahi mahkemelerce bu hüküm uygulanacaktır. Zira mahkemeler bu hükmü şartnamede bulunduğu veya bulunmadığı için değil, sözleşmenin eki hâline gelen metne göre delil sözleşmesi niteliğinde olduğu için, sözleşme hükmü olarak uygulayacaklardır. Sonuç olarak HİGŞ’in 42/a maddesinde yer alan ve geçici hakedişlere itiraz prosedürünü düzenleyen ilgili hükmün iptal edilmesinin, iptal kararından önce taraflarca imzalanmış olan sözleşme ve dolayısıyla eldeki davaya etkisi bulunmamaktadır.
Somut olayda yukarıda açıklanan gerekçeye göre ara hak edişlere delil sözleşmesi niteliğinde olan sözleşme eki HİGŞ’in 42/a maddesi gereği yukarıda açıklanan şekilde usulüne uygun itirazın olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.