Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/103 K.2025/416

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/103 📋 K. 2025/416 📅 10.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/103 E.  ,  2025/416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/843 E., 2023/1124 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/227 E., 2023/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile MSB arasında imzalanan 17.12.2007 tarihli sözleşmeye göre 46 adet WAIS-AIS cihazının ihale sahibi idareye süresi içinde teslim edileceğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında öncesinde akdedilen 31.03.2005 tarihli sözleşmeye dayanarak 46 adet WAIS (harp gemileri otomatik tanıtma sistemi) cihazının sağlanması için yine müvekkili ile davalı arasında 01.12.2007 tarihinde sözleşme imzalanarak proje tanımlamasındaki açıklama ile sınırlı olmak kaydıyla bir konsorsiyum ilişkisi kurulduğunu, bu sözleşmeye göre 10 ay içerisinde 46 adet WAIS sistemlerinin davalı şirket ve yetkilisi ... tarafından üretileceğini, ancak taraflar arasındaki anlaşmaya göre cihaz üretimi için gerekli ödemelerin davalı şirkete yapılmasına rağmen davalı şirketin 1 adet dahi cihaz üretmediğini, bunun üzerine ihale makamına karşı olan sorumlulukların yerine getirilebilmesi için müvekkilinin başka bir firma ile anlaştığını ve fahiş bir meblağ ödemek suretiyle ihalede belirtilen 46 adet cihazı idareye teslim ettiğini ve halihazırda idare ile müvekkili arasındaki sözleşmenin devam ettiğini, davalıya 666.645,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmemesinden dolayı ihale makamı olan MSB tarafından ihale konusu işin gecikmesi nedeni ile müvekkiline 590.329,50 TL ceza kesildiğini, itibarını zedeleyici manevi kayıplarını telafi edebilmek ve kamu ihalelerinden men edilmemek amacıyla İsveç menşeli bir firma ile anlaşmak zorunda kalındığını, bu firmaya da 1.000.000,00 TL bir bedel ödendiğini, Ankara 17. Noterliği’nin 18.12.2009 tarih, 33681 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Ankara 33.Noterliği’nin 15.12.2010 tarih 31859 yevmiye numaralı ihtarnameye verilen cevapta taraflar arasında akdedilen işbirliği anlaşmasının feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.12.2007 tarihli sözleşme çerçevesinde davalı şirkete ödenen 666.645,00 TL’nin fiili ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 5.000,00 TL’sinin, davalı şirketin sözleşme gereğince yüklenilen işi yerine getirmemesinden dolayı doğan zararların şimdilik 5.000,00 TL’sinin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; taraflar arasında 01.12.2007 tarihli anlaşmanın imzalandığını, bu anlaşma gereğince projenin ihtiyacı olan nakit akışının IDC tarafından sağlanacağını, bu kaynakla teknik faaliyetlerin yürütülmesi için kendilerinde bulunan teknolojik ekibin projenin geliştirilmesi için idame ettirileceğini, proje ekibinin proje kapsamında idame ettirilmesinden kaynaklanan giderlerin diğer masraflar ile birleştirilerek aylık gerçekleştirilen hizmetlerin faturası niteliğinde IDC’ye fatura edilerek ödeneceğini, kendi firmalarının tecrübesini, IDC’nin ise mali gücünü ortaya koyduğunu, projenin alınmasını müteakip ...firmasının işin başındaki proje kadrosunun oluşturularak çalışmalara başlandığını, bu proje süresince ...olarak diğer işler ile ilgilenilmediği için başkaca gelir kaynağının olmadığını, bu nedenle de gelir kayıplarının geçen 2 senelik süreçte yaşandığını, sistem tasarımının gerçekleştirildiğini, sistem prototiplerinin üretilerek ODTÜ Elektronik Laboratuvarlarında ve firma içinde birçok testten geçirildiğini, üretimi tamamlanan yaklaşık 10 adet sistemin testlerde kullanıldığını, yaklaşık 10 ay boyunca sözleşmeye alenen aykırı olarak davacı tarafından hiçbir ödemenin yapılmamasına rağmen çalışmalara devam edildiğini, Rusya’dan getirilen AIS konusundaki uzman test ekibi ile sistem testlerine başlandığını, IDC firmasının projenin başında 1 ay geç ödemeye başladığını, 4.aydan sonra ise ödemelerin tam olarak gerçekleştirilmeyip iyice aksatıldığını, aylık olarak değil IDC’nin ödeme yapabileceği zamanlarda fatura kesildiğini, davacı firmaya bankaya verilerek finansman yaratılacağının söylenmesi üzerine senet verildiğini, senet tanziminden sonra davacı tarafından senede ...'ın adının da eklendiğini, senedin icraya konu edildiğini, ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu yaşananlardan sonra noter kanalı ile ihtarname gönderilerek sözleşmeyi feshettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde öngörülen seçimlik haklarını kullanabilmesi için borcunu yerine getirmede temerrüde düşen iş sahibine süre vermek zorunda olduğu ve ihtarnameyi keşide ettiği 15.12.2009 tarihine kadar BK’nin 106. maddesinin kendisine tanıdığı fesih hakkını kullanmadığı, seçimlik hakkını 106/2. maddesi uyarınca akdin ifasını beklemek şeklinde kullandığı, bu durumda davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan 17.10.2008 tarihli kesin vadeden 15.12.2009 gününe kadar kendi edimini yerine getirmek sureti ile eseri teslime hazır olduğunu belirterek eserin teslim alınmasını istemediği, bu şekilde iş sahibini temerrüde düşürmediği, dolayısıyla davacıdan önce ihtarname keşide etmesinin feshi haklı hale getirmeyeceği, davacının yapılan sözleşme kapsamında davalı şirkete 497.449,00 TL ödeme yapmasına ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede işin teslim süresinin 17.10.2008 günü olarak kararlaştırılmasına rağmen davalıca işin tamamlanarak davacıya teslim edilmediği, eldeki davada işin, proje yönetimi ile geliştirilmesine yönelik AR-GE faaliyeti olması nedeniyle projenin ilerlemesinde malzeme vs. tedarikten kaynaklanan aksama olmayacağı, 01.12.2007 tarihli sözleşmeye göre SGK ve vergi ödemelerinden davacı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, proje ve vergi ödemelerinden de davacı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, proje takvimine uyulmamasının da davalının sorumluluğunda olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin sözleşmeyle belirlenen vadede işi teslim etmeyerek işi olağanın çok üzerinde geciktirmesi sebebiyle davacıyı zarara uğrattığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile; davalı şirketin anlaşmaya esas proje için birlikte belirlenen ve proje sonucunda ortaya çıkarılacak ürün ve çözümün geliştirilmesinden işin belirtilen süre içerisinde montaj ve muayene işlemleri dahil olmak üzere bu anlaşmanın ekleri olarak düzenlenecek metindeki özelliklere uygun şekilde projenin ifa edilmesinden ve tesliminden davalının sorumlu olduğunun düzenlendiği, buna göre cihazların muayenesi için Rusya’dan gelen mühendislere test yaptırılması şeklindeki masraflara davalı tarafından katlanılmasının sözleşme gereği olmasına rağmen davacı tarafından davalıya yapılan ödemeler haricinde test ve muayene için harcanan giderin de zarar kalemi oluşturduğu, bu itibarla RES Laboratary tarafından davacı şirkete kesilen 05.10.2009 tarihli 8.606,00 EURO ve 28.09.2009 günlü 5.000,00 EURO bedelli faturalar ile Argentum otel tarafından kesilen 17.10.2009 tarihli 2.000,00 TL tutarlı fatura bedelleri kadar zararın oluştuğu, davacı ile idare arasındaki davanın devam ettiği, henüz kesilen bir cezanın bulunmadığı, davacı tarafından sözleşmenin feshinden sonra başka bir firmayla yapılan anlaşmaya ilişkin katlanılan masrafların davalıdan istenemeyeceği, davacının feshettiği sözleşme nedeni ile ödediğini belgelendirdiği alacağı olan 497.449,00 TL ile davalının yükümlülüğünde olup sözleşmenin ifası sırasında RES Laboratary şirketine yaptırmak zorunda kaldığı işlere ilişkin yapmış olduğu toplam 13.606,00 EURO ile 2.200,00 TL harcamayı (zararı) istemekte haklı olduğu, ancak alacak ve maddi zarar taleplerinin 5.000,00’er TL olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, taleple bağlılık ilkesi uyarınca 5.000,00 TL alacak ile 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Savunmalarının aksine sözleşmenin niteliğinin eser sözleşmesi olarak belirlendiğini, eser sözleşmelerinin iki tarafa da borç yükleyen nitelikte olduğunu, mahkemece davacının kendi edimini olması gerektiği gibi yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılmadan eksik inceleme ve denetleme sonucunda dosyanın hükme bağlanmasının hatalı olduğunu,
b.Davacının sözleşme kapsamında ödeme yükümlülüğünü zamanında ve kararlaştırılan tutarda gerçekleştirmediğini, daha ilk ayın ödemesini ikinci ay yaparak, projenin başında sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, ödemelerin taraflar arasında kararlaştırılan takvime göre ve zamanında yapılmadığını, projenin 10. ayında sözleşme uyarınca yapılması gereken ödeme tutarının 561.465,00 TL olmasına rağmen, davacı tarafça yapılan ödemenin 362.479 TL olduğunu,
c. Müvekkilinin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiği hususunun alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu,
d. Davacının edimini yerine getirip getirmediği konusunda finansal bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, sözleşme şartlarına ve ödeme takvimine uygun olarak bedeli ödemediğini, şahsi hesaplardan yapılan ödemelerin proje kapsamında olduğu iddiasının soyut olup, müvekkilince kabul edilmediğini,
e. Sözleşmenin Ar-Ge sözleşmesi olarak nitelendirildiğini, sistemin geliştirilememesi halinde herhangi bir iadenin söz konusu olmayacağını, hem sözleşmede hem de cezai şart bölümünde bu tür bir geri ödemeden bahsedilmediğini,
f. Sözleşme kapsamında karar verici program yöneticisi davacı firma yetkilisiyken, projedeki aksamalar nedeni ile müvekkili firmanın sorumlu tutulamayacağını, davacının ödemeleri yerine getirmemesi ve müvekkilinin kendi çabalarıyla ürünü tamamlamaya çalışması sebebi ile finansal açıdan zorluklar yaşadığını, davacının ödemeleri aksatması nedeni ile mali sıkıntıların ortaya çıktığını, bu nedenle yeterli personel istihdam edilemediğini, SGK ve vergi borçlarını dahi ödeyemeyecek duruma geldiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Taraflar arasındaki 01.12.2007 tarihli “IDC Savunma Sanayi Nakliye Ticaret A.Ş. ve ...Savunma Teknolojileri Ltd.Şti. WAIS-AIS Sistem Geliştirimi İşbirliği Anlaşması” başlıklı sözleşmenin;
Hukuki Statü başlıklı 4. maddesi “ İşbu anlaşma tarafları arasında, belirtilen proje tanımlamasındaki açıklama ile sınırlı olmak kaydıyla bir performans anlaşması yapılmıştır. Bu nedenle her biri birbirinden bağımsız hukuki statüye sahip, anlaşma taraflarının teknik, idari, mali veya hukuki anlamda bir birliğe veya bağımsız 3. bir tüzel kişilik ilişkisi veya alt yüklenicilik anlamına gelmez”
Proje başlıklı 5.maddesi “ Bu anlaşmada geçen proje IDC ve ...arasında ortak olarak geliştirilecek “WAIS” projesiyle başlayacak WAIS cihazı ve AIS cihazı gerçekleştirilmesidir.”
Tarafların Temel Taahhütleri başlıklı 8.madde “IDC, temel olarak bu anlaşmaya esas proje, ürün ve/veya çözüm ile ilgili birlikte tespit edilecek tahmini gider bütçesi toplam tutarının karşılığı olarak EK-A da verilen finansı sağlamakla yükümlüdür.
SATEK'in bu anlaşmaya esas proje için birlikte belirlenen ve bu proje sonucunda ortaya çıkartılacak ürün veya çözümün geliştirilmesinden, işin tanımlı süre içinde (montaj ve muayene işlemleri dahil) ve bu anlaşmanın ekleri olarak düzenlenecek metindeki özelliklere haiz projenin ifasından ve bahse konu projeye ait teknik şartnamede belirtilen tüm nitelik ve sertifikaları (IMO vb.) alınmış şekilde tesliminden sorumludur.”
Kazanç Paylaşımı başlıklı 10. madde de ise “Bu projenin gerçekleşmesinde sağlanacak finans tutarının IDC’nin MSB.lığı ile yaptığı sözleşme bedelini (816.500 YTL) aşması durumunda; Aradaki fark projeden kaynaklanan ürünün ve /veya çözümün 3.Şahıslara satışını müteakip IDC tarafından tahsil edilecektir.
Kalan tutarın %50’si (yüzde elli) IDC payı ve %50’si (yüzde elli) ...payı olarak paylaşılacaktır.” şeklindedir.
Tüm sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olmadığı adi ortaklık sözleşmesi olduğu açıktır. O halde, davacı adi ortağın diğer ortağından alacak talebi öncelikle adi ortaklığın tasfiyesini talep etmesi ile mümkündür.
Bu durumda mahkemece, davacının bu davadaki taleplerinin adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini içerdiği dikkate alınıp adi ortaklık tasfiyesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken sözleşmenin hukuki niteliği yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.