Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4476 K.2025/415
6. Hukuk Dairesi 2023/4476 E. , 2025/415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1618 E., 2023/1663 K.
DAVALILAR : 1-Green Hill. İnş. Turz. İth. İhr. Ltd. Şti. 2... İnş. Turz. Gıda Mad. Mob. San. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
3-... vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/26 E., 2023/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ...ile davalılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı ... arasında kurulan adi ortaklık ile 08.08.2005 tarihinde arsa sahibi ...’a ait taşınmaz üzerinde 30 adet mesken inşa etmek ve 14 adetinin arsa sahibine 16 adetinin yükleniciye verilmesi konusunda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaat başlayacağı sırada arsanın diğer davalı şirketlere 07.12.2005 tarihinde satıldığını, davalı şirketlerin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini aynı şartlarda devraldığını ve adi ortaklığın inşaatı bitirip kat mülkiyeti kurulup yapı kullanma izin belgeleri alınarak teslim edildiğini, müvekkili adi ortaklığa verilmesi gereken bir kısım bağımsız bölümlerin tapusunun verilmediğini, davalıların müvekkilinden ayrı olarak meskenleri hala pazarladıklarını ve müvekkilinin haklarını vermek istemediklerini danışıklı hareket ettiklerini ileri sürerek Tip B1 2 no.lu mesken ile 1,5,6 no.lu deponun, D blok 3,4,5 no.lu meskenlerin tapularının iptali ile müvekkili adına ½ hissesinin tescilin mümkün olmazsa şimdilik 500.000,00 TL’nin oturma ruhsatının alındığı tarihten itibaren ticari faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 01.07.2006 tarihinde sözkonusu inşaatla ilgili ortaklığı karşılıklı feshettiklerini,tarafların birbirinden alacağı kalmadığının bizzat davacı tarafça imzalandığını, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, inşaatın tamamlanmasından sonra kat irtifakı ve kat mülkiyetinin müvekkili tarafından kurulduğunu, yükleniciye düşen taşınmazların satışının davacı bilgisinde olduğunu, davacının hissesine düşen meblağı aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı sözleşmeden kaynaklı alacağını tahsil etmiş olup, bu borç ilişkisinden dolayı borçluları ibra ettiği, ceza dosyasındaki ikrarlarının aksini ispata elverişli düzeyde aksi bir delil sunulmadığı, kaldı ki dosya kapsamında bilirkişi delil avansını kesin süre ve ihtara rağmen yatırmayarak ispat külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.07.2006 tarihli "Protokoldür" başlıklı belgede, davacı ve davalı ... tarafından kurulan ...İnşaat Adi Ortaklığı ile davalı şirketler arasındaki taşeronluk sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, tarafların birbirinden herhangi bir alacağı kalmadığı, 01.07.2006 tarihli belgedeki davacı imzasının sahte olduğuna dair hiçbir beyanı olmadığı ,dava konusu olmayan F Blok 4 no'lu bağımsız bölümün davalı ... tarafından banka kredisi kullanılarak satın alındığı, davalı ... adına tapulanan başka bağımsız bölüm bulunmadığı, taraflar arasında geçerli olarak kurulan bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığı gibi, dava konusu bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin davacıya ait olması gerektiği sonucunu doğuracak sonradan geçerli hale gelen bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığı da söz konusu olmadığından davacı talebinin haklı olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Adi ortaklık tarafından inşaatın tamamlanıp, iskanı alınıp davalılara teslim edildiğini, 01.07.2006 tarihli ibranamenin gerçeği yansıtmadığını ve tarafların ortaklığının fiili olarak son bulmadığını, oturma izninin bizzat müvekkilince alındığını,
b.21.09.2016 tarihli bilikrişi raporu ile bilirkişi heyet raporunun çelişkili olduğunu, raporda esas alınan taşeron sözleşmesi buna bağlı ibranamede müvekkilinin geçerli beyanı olmadığını, taşeron sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını,
c. İbraname imza incelemesinin fotokopi üzerinden yapıldığını,
d. İbranameden sonra inşaatın adi ortaklık tarafından tamamlandığını,
e. Davalı delil listesinde sunulan belgelerin delil niteliğinde olmadığını, tarafların karşılıklı ticari defterlerininin incelenmesi sonucunda yapılan ödemeler ve işin ibranameden sonra devam ettiğinin ortaya çıkacağını,
f. inşaatın yapım aşamasında kaçak inşaat ve imar kirliliği suçundan yargılama süreci geçirdiğini,
g. Davacı tanıklarının beyan ettiği üzere tarafların anlaşmalı bir şekilde maliyeye ibraz ettiği beyan edilen ibranamenin varlığından bahsedilmesinin kötüniyetli olduğunu,
h.Adi ortaklığa düşen meskenlerin bir kısmının 3. kişilere satıldığını bir kısmının ise halen müvekkilllerine devredilmediğini,
ı.Davalı adi ortağın diğer davalılar ile organik bağ içinde olduğunu, kötü niyetli olduğunu,
j.Adi ortaklığın inşaat işini taşeron olarak değil arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yürüttüğünü,
k.Ceza almamak için verilen ifadelerin işbu davada yeri olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia,savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Davacı yüklenici taraf adi ortaklık şeklinde inşaat yaptığını iddia etmektedir.
Adi ortaklıkta, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılması da mümkün bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada, adi ortaklardan birinin dava açabilmesi için diğer ortağın muvafakat vermesi ya da birlikte dava açmaları gerekir.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece, yüklenici adi şirketin diğer ortağı ...’un, ...’in açtığı davaya muvafakat vermediği gibi yargılamada davanın reddini de talep ettiği dikkate alınarak davacı ...’in işbu davayı açmakta taraf ehliyeti bulunmadığından HMK’nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın esastan reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. ve 370/4. maddeleri uyarınca kararın re’sen gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrası düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-Sonucu itibariyle doğru olan İlk Derece Mahkemesi kararının re’sen gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Davanın reddine” ibaresi çıkartılarak yerine “ Taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün re’sen DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.