Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3113 K.2025/382
6. Hukuk Dairesi 2023/3113 E. , 2025/382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/1003 E., 2023/114 K.
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2010/58 ESAS - 2010/247
KARAR SAYILI DOSYASI
Vekili Avukat ...
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl davada davacı yüklenici dava dilekçesinde; davalı ile mont dikimi işi üzerine anlaştıklarını, montların dikim işinin tamamlanarak davalıya teslim edilmesine rağmen iş bedelini tahsil edemediklerini, iş bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, itirazın iptâli ile haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı iş sahibi dava dilekçesinde; mont dikimi işi için davacı ile anlaşıldığını, bir kısım ödemenin anlaşma sırasında davacıya ödendiğini, bakiye iş bedelinin mal teslimi sırasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacı tarafın malları teslim etmediğini, mallar teslim edilmemesine rağmen kötüniyetli olarak bedelinin istendiğini, bu nedenle uğranılan zararın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini öne sürerek, itirazın iptâli ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı yüklenici ve davalı iş sahibi karşı tarafın sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediklerini öne sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli 2010/119 E., 2015/535 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının süresinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 07.01.2019 tarihli, 2017/1447 Esas, 2019/39 Karar sayılı kararı ile asıl davacı-birleşen dosya davalısı yüklenici vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek birleşen dava yönünden malların iş sahibine teslim edilmediğinin saptanmış olduğu, bu durumda iş sahibinin uğramış olduğu zararın tespiti ile hüküm altına alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve asıl davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın kısmen iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı birleşen davada davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; iş sahibinin zararı bulunmadığını, zararın kesin delille ispat edilmesi gerektiğini ve ürünlerin bedelinin çok yüksek tespit edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı birleşen davada davalı yüklenici vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.