Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3574 K.2025/324

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3574 📋 K. 2025/324 📅 04.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/3574 E.  ,  2025/324 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/318 E., 2022/335 K.
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ...
2-... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN KUŞADASI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2008/273 ESAS SAYILI
DOSYADA
DAVACI - KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ...
DAVALI - KARŞI DAVACI : 1-... vekili Avukat ...
2-... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN KUŞADASI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2010/180 ESAS SAYILI
DOSYADA
DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ...
2-... vekili Avukat ...
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilince duruşmalı, asıl davada davacı ... ile davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen 2010/180 Esas sayılı davada davacı ... vekili, müvekkiliyle davalılardan ...’ın paydaşı olduğu üç taşınmaz üzerinde inşaat yapılmak üzere davalı yüklenici ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme sonrası yüklenicinin taşınmazlar üzerindeki müvekkiline ait iki evi yıkarak bir süre müvekkiline kira ödedikten sonra, davalı arsa sahibi ...’ın baba adının tapuda yanlış yazılması nedeniyle sözleşmenin ifa edilemediğini ihtar ederek kira ödemesini durdurduğunu, sözleşmenin halen ifa edilmemesi nedeniyle yıkılan evleri ve elde edemediği kira geliri nedeniyle zararı bulunduğunu ileri sürerek yıkılan evler ve mahrum kalınan kira nedeniyle 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla alacağını 76.300,00 TL'ye yükseltmiş, birleşen 2010/180 Esas sayılı davada ise 14.10.2006 tarihinden itibaren 42 aylık kira kaybı nedeniyle 10.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
Birleşen 2008/273 Esas sayılı davada davacı ... vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahiplerinden ...’ın eylemleri nedeniyle ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek sözleşmenin feshiyle sözleşme nedeniyle uğranılan ve uğranılacak zararların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen 2008/273 Esas sayılı davada ... tarafından açılan karşı davada, davacı olan arsa sahibi ... vekili sözleşmenin yerine getirilmemesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshiyle şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin imzaladığı sözleşmede davacının evlerinin yıkılması ve davacıya kira ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, inşaat ruhsatı alınıp temel atma aşamasına gelinmeden evlerin yıkılmasında davacının kusurlu olduğunu, tapuda baba adının hatalı olduğunu öğrenen müvekkilinin gecikmeksizin dava açarak kayıtları düzelttirdiğini, müvekkilinin inşaatların yapılmasını samimiyetle istediğini, bu amaçla müteahhide ihtarname göndererek projelerin hazırlanmasını ve kendisine düşecek dairelerin büyüklük ve cephelerinin bildirilmesini istemesine rağmen talebinin karşılanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının uğradığı zarar nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, Ekim 2006 ayına kadar davacının kira alacaklarını da ödediğini, sorumluluğun tapudaki isim yanlışlığını bilen diğer davalı ...'ta olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen, Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/273 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin yerine getirilmemesinde, ... ve ...'in kusurlu olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/273 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapudaki baba adı hatasının gecikmesizin düzeltildiğini ve davacı müteahhide noter aracılığıyla bildirildiğini, davacının inşaata başlamadığını, temerrüde düşen davacının böyle bir dava açma hakkı bulunmadığını, ifraz işlemleri için müvekkilinin imza atmaya gitmediği iddialarının doğru olmadığını, vekaletten azlin sebebinin müvekkilinin oldu bittiye getirilmekten korkmasından kaynaklandığını, azilden dolayı sorumluluğun da ihtarnameye rağmen süresinde inşaatlara başlamayan davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/180 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin de davacı gibi mal sahibi olması nedeniyle aleyhinde fesih davası açılamayacağını, kendilerinin de sadece müteahhide karşı fesih davası açtıklarını, davacının 2008/273 Esas sayılı davada kendi yanlarında davaya katılmasının daha doğru olacağını, davacının evinin yıkılması nedeniyle kira ödeme yükümlülüğünün sözleşme ile müteahhide verildiğini, müvekkilinin kusurlu olmadığını, davacının da fesih davasını geç açarak zararın artmasına neden olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.07.2009 tarih ve 2006/86 Esas, 2009/232 Karar sayılı kararı ile arsa sahiplerinden ... tarafından diğer arsa sahibi ... ve yüklenici ... aleyhine açılan asıl davada davanın 76.300,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 07.07.2011 tarih, 2011/1719 Esas, 2011/4468 Karar sayılı kararı ile, yüklenici tarafından arsa sahipleri aleyhine Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/273 Esas sayılı dosyasında açılan davanın irtibat nedeniyle birleştirilmesi gerektiğinden bahisle diğer temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur.
2.İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2013 tarih ve 2011/399 Esas-2013/39 Karar kararı ile bozma ilamına uyulmasına, Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/273 Esasına kayıtlı olarak açılan davanın birleştirilmesi sonucunda asıl davanın 73.300,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, birleşen 2008/273 Esas sayılı davada yüklenicinin açtığı asıl davanın reddine, arsa sahibi ...’ın açtığı karşı davadaki tazminat isteminin reddine, sözleşmenin feshi talebi ile ilgili harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir davası bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde ... ve ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 12.07.2013 gün 2013/3477 Esas 2013/4971 kararı ile ...’ın tüm, ...’in diğer temyiz itirazları reddedilerek, yüklenicinin açtığı birleşen davadaki fesih isteminin kabulü, maddi tazminat talepleri açıklattırılarak toplanacak delillere göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, karar düzeltme talepleri de reddedilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin, 05.02.2015 tarih ve 2014/306 Esas 2015/54 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmuş, arsa sahibi ...’ın açtığı 2010/180 Esas sayılı dosyadaki dava da birleştirildikten sonra 05.02.2015 tarihinde asıl davanın kısmen kabulü ile belirtilen alacağın kusurları oranında arsa sahibi ve yükleniciden tahsiline, arsa sahibi ...’ın açtığı birleşen 2010/180 Esas sayılı davada sözleşmenin feshi talebinin reddine, kira mahrumiyeti talebinin kısmen kabulüne, yüklenicinin açtığı birleşen Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/273 Esas sayılı dosyasındaki sözleşmenin feshi talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, bu dosyada arsa sahibi ...’ın açtığı karşı davada sözleşmenin feshi ile ilgili harcı ödenerek açılmış bir dava bulunmadığından bu dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği bu üçüncü kararın da taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 10.05.2016 gün, 2015/4550 Esas, 2016/2991 Karar sayılı ilamı ile ...’ın tüm, diğer tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek asıl davada yıkılan bina bedeli ve mahrum kalınan kira bedelinin tamamından yüklenici ...’in sorumlu tutulması gerekirken, bozma ilamına yanlış anlam verilerek asıl davada yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, yüklenicinin açtığı birleşen 2008/273 Esas sayılı davada yüklenicinin talep edebileceği yaptığı imalât ve işler bedelinden arsa sahiplerinin birlikte sorumlu olmasına rağmen, sadece arsa sahibi Mehmet’den tahsil kararı verilmesi ve mahkemece kabul edilen imalât bedeli içinde ortada onaylanmış bir projenin varlığı ispat olunmadığı halde proje bedelinin de nazara alınması ile masraf kalemleri tek tek tartışılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 gün, 2018/1169 Esas, 2018/2773 Karar sayılı ilamı ile ... ve ...’in tüm, ...’ın diğer karar düzeltme talepleri reddedilerek, ... yararına, birleşen 2010/180 Esas sayılı davada kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olması nedeniyle ve çelişikliği giderecek biçimde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilaveli bozma yapılmıştır.
4.İlk Derece Mahkemesinin, 16.10.2018 tarih ve 2018/378 Esas 2018/509 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 10.05.2016 gün 2015/4550 Esas, 2016/2991 Kararı ile (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 28.06.2018 gün, 2018/1169 Esas, 2018/2773 Karar sayılı ilaveli bozma ilamlarına uyularak, asıl davanın kabulü ile toplam 73.300,00 TL alacağın davalı diğer arsa sahibi ... ile yüklenici ...’den kusurları oranında alınarak davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2010/180 Esas sayılı davada sözleşmenin feshi talebinin reddine, kira alacağına ilişkin tazminat talebinin kabulü ile davalı arsa sahibi ve ...’den kusurları oranında tahsili ile davacı ...’a verilmesine, birleşen 2008/273 Esas sayılı davada yüklenicinin açtığı sözleşmenin feshi talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, bu davada ... tarafından açılan karşı davada, harcı ödenerek açılmış bir dava olmadığından fesih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ...’ın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği bu dördüncü kararının da taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2020 gün 2020/236 Esas 2020/1111 Karar sayılı ilamı ile "mahkemece, yüklenicinin açtığı birleşen Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/273 Esas sayılı dosyasındaki davasındaki iş ve imalât bedeli ile ilgili olarak proje ve yıkılan evle igili yıkım masrafları hariç yüklenicinin feshedilen sözleşme gereği arsa sahipleri yararına yaptığı iş ve imalâtların tek tek nelerden ibaret olduğu ve bu imalât bedellerinin 2008/273 Esas sayılı davanın açıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli konusunda inşaat bilirkişisinden ek rapor alınıp tartışılarak yüklenicinin açtığı birleşen davada her iki arsa sahibinin kusur oranlaması yapılmaksızın imalât bedelinden müteselsilen sorumlu tutulmalarına ve asıl davada da arsa sahibine ait mevcut binayı yıkmak ve o binadan kira gelirinden mahrum kalmasında davalı yüklenici kusurlu olduğundan asıl ve birleşen 2010/180 Esas sayılı davalardaki tazminat ve kira gelir mahrumiyetinden de sadece yüklenici ...’in sorumlu tutulması ve asıl ile birleşen davalarda yargılama giderleri ve harç yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması ve feshedilen sözleşmenin noterlik tarih ve sayısı da belirtilerek fesih kararı verilmesi gerektiği"gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve asıl davada, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden reddine, birleşen Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/273 Esas sayılı dosyasında, davacı- karşı davalı ... tarafından açılan asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, Kuşadası 1. Noterliği'nin 19.12.2005 tarih ve 11385 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davalı- karşı davacı ... tarafından açılan karşı dava yönünden, sözleşmenin feshi istemi yönünden harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat istemine ilişkin davanın reddine, birleşen Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/180 Esas sayılı dosyası yönünden, sözleşmenin feshi isteminin reddine, tazminat istemine ilişkin davanın, davalı ... yönünden kısmen kabulüne, tazminat istemine ilişkin davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... temyiz dilekçesinde,
a.Defalarca bozulan iş bu dosyada yerel mahkemelerin her defasında bozma sebebi dışında kalan hususlarda karar tesis ederek müvekkilinin usuli kazanılmış haklarını ihlal ettiğini,
b.Müşterek ve müteselsilen sorumlulukları olan davalılar hakkında Yargıtay bozması olmamasına rağmen bozma kapsamı dışında karar verildiğini,
c.Her defasında verilen kararların bir öncekinden farklı olacak şekilde hukuk ve yasaya aykırı hükümler içerdiğini,
D.18.450,00 TL tazminatın 10.000,00 TL'sinin 24.05.2010 tarihinden, 8.450,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 22.05.2012 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2.Davacı- karşı davalı ... temyiz dilekçesinde,
a.Mahkemece bozma kararlarına uyulmuş olmasına rağmen yine bozma kararlarına uygun olmayan şekilde hüküm tesis edilmiş olmasının yerinde olmadığını,
b. Mahkeme kararının, arsa sahibine ait mevcut binanın yıkılması ve arsa sahibinin o binadan kira gelirinden mahrum kalmasında, davalı ...’in kusurlu olduğu, tazminat ve kira geliri mahrumiyetinden sadece davalının sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin kısmının hakkaniyete son derece aykırı olduğunu,
c. Türk hukukunda kural olarak (istisnai kusursuz sorumluluk halleri hariç),tazminat sorumluluğunun kusura bağlı bir sorumluluk olduğunu, uyuşmazlık konusu olayın kusursuz sorumluluğu gerektiren durumlardan olmadığını, bu nedenle davacının uğradığı zararda kusurun ve sorumluluğun kime ait olduğunun tespiti gerektiğini,
d.Müvekkilinin sözleşmenin uygulanamamasında kusursuz olması ve sözleşmeyi fesihte haklı olmasına rağmen, davacı arsa sahibi ...’ın zararından sorumlu hatta tek başına sorumlu olmasının anlaşılabilir veya kabul edilebilir olmadığını, açıkça hayatın olağan akışına aykırı, çelişkili, hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.
3. Davalı-karşı davacı ... temyiz dilekçesinde,
a.Davacı-karşı davalının bir tacir olmasına rağmen gerekli ihbarlarda bulunmadığını, bu yönde davalı-karşı davacıya herhangi bir ihtarname keşide etmiş olmamasına rağmen, davalı-karşı davacının tapuda işlem yapmaya yanaşmadığı yönündeki soyut olan ve muteber delillerle ispat edilememiş iddialarına mahkemenin itibar ettiğini,
b.Davalı-karşı davacı müvekkilinin okuma-yazması olmayan, vekaletname verirken ve sözleşme imzalanırken sözleşmeye parmak basan bir kişi olduğunu ve tapuda baba isminin doğru yazılıp, yazılmadığı yönünde bir kanaate sahip olabilecek bir kişi olmadığını, bu durum dosyadaki deliller ile sabit iken, davalı-karşı davacı müvekkile yönelik bildirimden hemen sonra en kısa zamanda dava açarak (Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/200 Esas sayılı dosyası ile) verilen 2006/174 sayılı kararı 30.05.2006 tarihinde kesinleştirip, baba ismini değiştiren davalı-karşı davacı müvekkili aleyhine sözleşmenin feshine karar verilmesinin açıkça yasaya ve adalet duygusuna aykırı olduğunu,
c.Davalı-karşı davacı müvekkilinin gerekli harçları yatırdığını,eğer eksik bir harç var ise, bunu mahkemenin ara kararı vererek tamamlatması gerektiğini,bu durum karşısında 2008/273 Esas sayılı dosyada sözleşmenin feshi yönünde bir karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriği, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl, birleşen davalar ve birleşen 2008/273 Esas sayılı davadaki karşı davada, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, arsa sahibi ... tarafından yüklenici ... ve diğer arsa sahibi ... aleyhine açılan asıl dava, inşaat yapılacak taşınmazda bulunan evinin yıkılıp inşaatın yapılmaması sebebiyle yıkılan ev bedeli ile o evin kira gelirinden mahrumiyet sonucu uğranılan zararın tahsili,yüklenici tarafından arsa sahipleri aleyhine Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/273 Esasına kayıtlı olarak açılıp birleşen dava, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile uğranılan zararların tahsili ve bu davada arsa sahiplerinden ...’ın açtığı karşı dava kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile maddi tazminat alacağının tahsili, arsa sahiplerinden ...’ın yüklenici ... ile diğer arsa sahibi ... aleyhine Kuşadası 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/180 Esasına kayıtlı olarak açtığı birleşen dava dosyasındaki dava ise, asıl davada saklı tutulan fazlaya ilişkin hakları nedeniyle kira mahrumiyeti alacaklarının tahsili ve sözleşmenin feshi istemlerine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl ve birleşen davalar ile birleşen 2008/273 Esas sayılı davada açılan karşı dava bakımından davacı- karşı davalı ... vekilinin ve davalı-karşı davacı ... vekilinin tüm, davacı ve birleşen davada davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davacı ve birleşen davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Arsa sahiplerinden davacı ... vekili, birleşen 2010/180 Esas sayılı davada, dava dilekçesinde, kira mahrumiyeti alacağı olarak 10.000,00 TL talep etmiş, daha sonra bu talebini 22.05.2012 tarihinde harçlandırmak suretiyle ıslah ederek 18.900,00 TL'ye çıkarmıştır. Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmuştur. Ancak mahkemece davacı ve birleşen dosya davalısının faiz talebi hakkında herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Davacı ve birleşen davada davalı ... vekilinin,dava dilekçesinde talep ettiği 10.000,00 TL'ye dava tarihinden, ıslahla artırılan miktara ise ıslah tarihi olan 22.05.2012 tarihinden yasal faiz yürütülmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemesi hatalı olmuş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Asıl ve birleşen davalar ile birleşen 2008/273 Esas sayılı davada açılan karşı dava bakımından davacı- karşı davalı ... vekilinin ve davalı-karşı davacı ... vekilinin tüm, davacı ve birleşen davada davalı ... vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı ve birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının, birleşen 2010/180 Esas sayılı davayla ilgili hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin 2. satırında yer alan "18.450,00 TL tazminatın" rakam ve kelimesinden sonra "10.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 8.450,00 TL 'ye ise ıslah tarihi 22.05.2012 tarihinden yasal faiz yürütülmek suretiyle" cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından davacı ve birleşen davada davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde ...'a iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden ... ile ...'tan alınmasına,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.