Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/857 K.2025/314
6. Hukuk Dairesi 2024/857 E. , 2025/314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/577 E., 2023/1995 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/181 E., 2020/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı belediyenin şehir temizliği işi için yaptığı ihale sonucunda kazanmış olduğu Büyükçekmece Belediyesi 2. bölge çöp toplama taşıma ve kent temizliği hizmet alım işine ilişkin ihale gereği ödenmesi gereken hakedişlerin geç ödendiğini ya da ödenmediğini, bunların tahsili için Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7897 esas sayılı takibin başlatıldığını ancak davalı tarafça işlemiş faiz yönünden ödeme emrine itiraz etmesi üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu, ihalenin idari şartnamesinin 45/1 maddesine göre hakediş raporunun yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yok ise 30 gün içinde tahakkuka bağlanacağının bu tarihten başlamak üzere en geç 30 gün içinde ödeme yapılacağını ön görüldüğünün ve icra takibinde faiz başlangıcının buna göre belirlendiğini ileri sürerek davacının itirazının iptaline ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; temerrüt faizinin işlemeye başlaması için fatura tebliğinin tek başına yeterli olmadığını, Borçlar Kanun'un 117/1. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüte düşeceğinin öngörüldüğünü ve davacının kendilerine ihtar tebliğ etmeden takip başlatarak işlemiş faiz talep ettiğini, Kamu İhale Kanunu gereğince kesin vadenin öngörülmesine bağlı olduğu ileri sürerek davanın reddini ve lehine % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 12. maddesinde hakediş raporu yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yok ise 30 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere 30 gün içinde de ödeme yapılır" hükmünün kararlaştırıldığı, ancak hakediş raporunun işin bitimine bağlı olması nedeniyle sözleşmede belirlenen vadenin türünün belirli olmayan vade olduğu, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüte düşeceğinden davacı tarafın takipten önce ihtar çekmeden borçlu aleyhine işlemiş temerrüt faizi talep edemeyeceği, bunun için borçluya ihtar çekerek usulüne uygun olarak temerrüte düşürmesi gerektiği, somut olayda da ihtar çekilmediğinden faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde:
a.Sözleşmedeki vadenin mahiyetinin belirli vade olduğu ve faiz uygulanması için aranan şartın bu haliyle sağlandığı,
b.Dosyaya sundukları hukuki mütalaanın da bu doğrultuda olduğunu,
c.Hakedişlerin her ay düzenli imzalanmasının müvekkili şirketin hakedişe hak kazandığını kanıtlar nitelik olduğunu, Hakedişe hak kazanılarak tahakkuka bağlanması ve otuz gün sonra ödeneceği sözleşmeyle hüküm altına alındığından belirli olan vade için ihtar koşulu gerekmediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine hakediş bakiyelerin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine her bir hakediş kalemi yönünden 12.06.2018 tarihinden itibaren işletilen işlemiş faize davacının itirazının yerinde olup olmadığı, bu husular yönünden itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.