Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3631 K.2025/391
6. Hukuk Dairesi 2023/3631 E. , 2025/391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2020/227 E., 2023/245 K.
DAVALILAR :
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalılardan vd. vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ..., ... ve ...’ın davacı kooperatifin yöneticisi oldukları dönemde kooperatif inşaatlarının, yüklenici davalı ...’a yaptırıldığını, davalı ...’ın ise teknik uygulama sorumlusu olduğunu, 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda AFAD tarafından 14 daire için tamamı) yıkım, kalan diğer bağımsız bölümler için ise orta hasar kararı verildiğini, davalıların ortaya çıkan bu zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare talebini 2.150.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı davacı kooperatife kuruluşundan sonra tapuda devrettiğini, inşaatın yapımı aşamasında hiçbir katkısının bulunmadığını, deprem nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; sitenin yıllar önce tamamlandığını, bina sakinlerinin oturduğunu, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, inşaatla ilgili zamanında gerekli kontrollerin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin statik projeyi çizdiğini, projenin oda tarafından onaylandığını, bu tarihten sonra kamuda işe başladığını, inşaata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. YEREL MAHKEME KARARI
Yerel Mahkemenin 11.05.2017 tarihli ve 2015/1007 Esas, 2017/422 Karar sayılı kararı ile, davalı ...’ın kooperatif kayıtlarından anlaşıldığı üzere devirden sonra da gayri resmi olarak inşaat faaliyetlerini yürüttüğü, teknik uygulama sorumlusu davalı ...’ın ise gerekli denetim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sorumlu bulunduğu, davalı kooperatif yöneticilerinin de ortaya çıkan zarardan dolayı sorumlu oldukları belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile toplam 1.830.160,00 TL’nin, Van İdare Mahkemelerinde hüküm altına alınan maddi tazminat tutarları ile tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Yerel Mahkemenin 11.05.2017 tarihli kararına karşı süresinde davalılar vekillerinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) Yüksek 23. Hukuk Dairesi'nin 30.06.2020 tarihli ve 2017/2640 Esas, 2020/2367 Karar sayılı kararı ile, ayıplı imalatlar nedeniyle tüm davalıların davacı kooperatife karşı sorumlu oldukları, kooperatifin gerçek zararının tespiti açısından, ilgili kurum ve kuruluşlarla yazışmalar yapılarak, davacı kooperatif ile konutları yıkılan ve hasara uğrayan üyelerine yapılan her türlü maddi desteğin sorulması ve tespit edilen tutarların, işbu davada talep edilen maddi tazminattan mahsup edilmesi gerektiği, davalı ...'ın statik fenni mesul olarak sorumlu tutulmaması, sadece statik proje müellifi olarak (%2 oranında) sorumluluğuna gidilmesi gerektiği ayrıca belirlenen tazminattan olay tarihinde yürürlükte bulanan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. maddesi (TBK 51/1) gereğince adalete uygun bir hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olduğu belirtilerek, Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B.Yerel Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tespit edilen maddi zarar tutarı 1.830.160,00 TL'den Van Büyükşehir Belediyesince yapılan ödemeler, AFAD tarafından yapılan ödemeler ve icra dosyalarında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde oluşan gerçek zarar miktarının 433.144,50 TL olduğu, bu bedelden %25 oranında hakkaniyet indirimi yapılması sonucu belirlenen 324.858,38 TL zararın davalılarca tazmini gerektiği, davalı ...'ın sorumluluğunun statik proje müellifi olarak %2 kusur oranı ile sınırlı olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili; dava dışı kurumlarca yapılan manevi tazminat ödemeleri ile Afad tarafından geri ödemeli şekilde yapılan yardım tutarlarının maddi zarardan mahsubunun hatalı olduğu, A ve B Bloklar bakımından yapılan ödemelerin ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmaları gerektiği, hakkaniyet indirimi yapılmasının yasal olmadığı, beklenen fayda henüz gerçekleşmemiş olduğundan ihtiyati hacizlerin kısmen kaldırılmasının hatalı olduğu, hakkaniyet indirimi yapılan miktar üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceği, davalı lehine verilen vekalet ücretinin davacının ücretini geçemeyeceği ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2-Davalılar vekili; sermaye şirketi niteliği taşıyan davacı yapı kooperatifi lehine adli yardıma hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalı ...'in yapının müteahhidi olduğuna ilişkin bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu, hakkaniyet indiriminin belirlenen tazminat tutarının tamamı üzerinden uygulanması gerektiği, takdir edilen hakkaniyet indirimi oranının düşük olduğu ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava; 23.10.2011ve 09.11.2011 tarihli Van depremleri nedeniyle ağır hasarlanarak yıkılan ve orta hasar oluşan binaların maliki olan davacı kooperatifin, binaların imalinde kusurları olan davalılar aleyhine açtığı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece; 16.02.2022 tarihli 6. celse 2 no.lu ara kararı ile; hasarlı ve yıkılan bina sakinlerine Afad tararından yapılan yardımların geri ödemeli olduğu anlaşıldığından, önceki bozma kararı kapsamı dışında bırakılarak kesinleşen maddi zarar tutarı 1.830.160,00 TL'den, bu yardımları mahsup etmeyen ve fakat idare mahkemesi kararları ile bağlantılı icra dosyaları nedeniyle idarece ödenen bedellerden anaparaya ilişkin kısım ve bu kısımdan da yalnızca maddi tazminat yönünden yapılmış ödemeleri mahsup eden ek rapor hazırlanması için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Bu karar uyarınca, Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi tarafından 30.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporu hazırlanarak ibraz edilmiş olmasına karşın mahkemece, bahsi geçen ara karar ve ek bilirkişi raporu yokmuşçasına kök rapordaki tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece; kesinleşen toplam maddi zarar tutarı 1.830.160,00 TL üzerinden öncelikle olay tarihinde yürülükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. maddesi (TBK 51/1) gereğince, Dairemizce de isabetli bulunan, %25 hakkaniyet indirimi yapılması neticesinde oluşan 1.372.620,00 TL'den, ek bilirkişi raporu ile tespiti yapılan, geri ödeme koşuluna bağlı olmaksızın yapılmış maddi zarar ödemelerinin (413.544,50 TL Van Büyükşehir Belediyesinin maddi zarara ilişkin ödemeleri, 190.094,46 TL icra dosyalarına maddi zarar nedeniyle yapılan ödemeler) mahsubu sonucu ortaya çıkan 768.981,04 TL'nin yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline hükmedilmesi ve davalı ...'ın (statik proje müellifi) önceki bozma kapsamında kesinleşen %2 ile sınırlı olmak üzere bedelden müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, bahsi geçen hususlar dikkate alınmaksızın, hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Temyiz olunan Yerel Mahkeme kararının taraflar lehine BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren Yerel Mahkemeye gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.