Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4303 K.2025/281

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4303 📋 K. 2025/281 📅 03.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/4303 E.  ,  2025/281 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1873 E., 2023/950 K.
SAYISI : 2019/232 E., 2022/266 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların aynı apartmanda oturduklarını, binanın eski olması nedeniyle yeniden inşaası için, davalılar dışındaki tüm kat maliklerinin, dava dışı bir şirketle 31.07.2013 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediklerini, davalıların da aynı yüklenici şirket ile 30.12.2015 tarihinde sözleşme yaptıklarını ve tüm işlemler için vekalet verdiklerini, ancak inşaatın tamamlanmasını engellemek için her türlü girişimde bulunduklarını, haksız bir takım davalar açtıklarını, tapuya bizzat gelinmediği takdirde işlem yapılmamasına ilişkin kısıtlayıcı şerh koyduklarını ve yüklenici şirketi daha sonra vekaletten azlettiklerini, bu nedenlerle inşaatın yapımının geciktiğini, yüklenici şirket ile yapılan sözleşmede, kat irtifakının kurulamaması halinde gecikmeye neden olan arsa sahibinin her hafta için 2.500,00 USD ceza şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalıların söz konusu cezai şartı ödemekle yükümlü olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taleplerinin şimdilik 50.000,00 TL olduğunu ve haftalık 2.500,00 USD üzerinden, davalıların ödemesi gereken cezai şart miktarının fili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla davalı ...'den 180.000,00 USD' nin, davalı ...'den 67.500,00 USD' nin tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilleri arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, dava dışı yüklenici şirketin kat irtifakı için tapuya başvuru yapmadığını, edimlerini süresinde yerine getirmemesi üzerine, müvekkillerince tapuya şerh konulduğunu ve yüklenici şirketin vekaletten azledildiğini, imalatın sözleşmeye aykırı olduğunu, imar mevzuatına aykırılıklar nedeniyle inşaatın mühürlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların cezai şart ödemelerini gerektirir kasıtlı ve haksız bir eylemleri bulunmadığı ve kat irtifakı kurulmamasının sebebinin dava dışı yüklenici şirketten kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların aynı apartmanda oturdukları, aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, binanın yeniden inşaası için dava dışı bir şirket ile ayrı ayrı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yaptıkları, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca, davacının, dava dışı yüklenici şirket ile yaptığı sözleşmeye dayalı olarak, davalılardan cezai şart isteyemeyeceği, davanın bu nedenle pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde hükmedilecek vekalet ücreti miktarı nazara alındığında, davalı tarafın vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalıların pasif husumet ehliyet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davalıların, müvekkili ile dava dışı yüklenici şirket arasında düzenlenen 31.07.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali istemiyle dava açtıklarını, böylelikle sözleşmeye muvafakat ettiklerini, kaldı ki kendilerinin de yüklenici şirket ile 30.12.2015 tarihinde ayrı bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, dolayısıyla davalıların sözleşmenin tarafı olduklarını,
b. Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi halinde, davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretini geçemeyeceğini,
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davanın pasif husumet ehliyet yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira kat maliklerinin aynı sözleşmenin tarafı olduklarını, davanın esastan reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu, dava dışı yüklenici şirketin sözleşmeye aykırı davrandığını ve imalatın imar mevzuatına aykırı olduğunu,
b.Vekalet ücreti hesabının, dava tarihindeki değil karar tarihindeki kur üzerinden yapılması gerektiğini, davanın esastan reddine karar verilerek, karar tarihindeki kur üzerinden lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu cezai şart hükmü, tarafların arsa sahibi sıfatıyla, dava dışı yüklenici şirket ile imzaladıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yer almakta olup, arsa sahiplerinin bu hükme dayalı olarak birbirlerinden cezai şart talep etmeleri mümkün değildir. Bu itibarla, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.