Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2358 K.2025/141

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2358 📋 K. 2025/141 📅 20.01.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2358 E.  ,  2025/141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/978 E., 2024/914 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/131 E., 2024/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; davacının maliki olduğu ... ilçesi, ... Mahallesi, 6651 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın üzerinde toplam 148 daireden oluşan 5 blok bina bulunduğunu, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmadığından binaların hâlen inşaat vasfında bulunduğunu, bina ve dairelerin tapu tescili olmayıp, taşınmazın arsasının tapulu olduğunu ve davacı dışında ayni hak sahibi olan başka kimse olmadığını, davalının davacının rızası olmadan yükleniciyle yaptığı temlik işlemi akabinde inşaat vasfındaki A4 blok, 5 numaralı daireyi yükleniciden teslim aldığını ve hâlihazırda kullanmakta olduğunu, davacı ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen karar ile geriye etkili olarak feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini, fesih nedeniyle davalı ile yüklenici arasındaki işlemin dayanaksız kaldığını ileri sürerek davalının daireye haksız elatmasının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yüklenici kooperatifin, davacı ile arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davaya konu taşınmazın da içinde yer aldığı 5 bloktan ibaret 148 adet konutu davalının da dahil olduğu kooperatif üyelerinin ödediği aidatlarla inşa ettiğini, davalının kooperatif üyesi olduğunu gösterir listenin yer aldığı ve ... Noterliği'nin 18.06.2001 tarihli ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde kur'a çekiliş zaptı ile dava konusu taşınmazın davalıya tahsis edildiğini, davalının haksız olarak değil hukuki bir sebebe dayalı olarak taşınmazda hak sahibi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi temsilcileri cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi edilen inşaat ruhsatının davacıya ait olmasının davacının yapı sahibi olduğunu göstermeyeceğini, bu hususun yasal zorunluluktan kaynaklandığını, bu davaya dayanak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 Esas sayılı sözleşmenin geriye dönük feshi kararına karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde yeniden yargılama talepli olarak bireysel başvuruda bulunulduğunu, bu nedenle bireysel başvuru akibetinin beklenmesini talep ettiklerini, davacının iddia ettiğinin aksine haksız bir işgal söz konusu olmadığını beyan ederek davanın esas yönünde de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 6651 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza tam hisse olarak davacı ...'ın maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan herhangi bir hakkının bulunmadığı, davacı ile dava dışı yüklenici S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi arasında çekişme konusu taşınmaza ilişkin olarak ... Noterliği'nin 12/06/1987 tarih ve ... sayılı gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, ancak, davacı tarafından yüklenici aleyhine açılan dava sonucunda, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı kararıyla, anılan sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verildiği, hükmün 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri, yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle idari yönden de yıkım kararı bulunan çekişme konusu taşınmaz üzerindeki yapının, A4 blok (No:39/5) 5 no'lu bağımsız bölümüne davalı tarafça yapılan elatmanın önlenmesine, tahliyesine ve davacıya teslimine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının taşınmaz maliki, davalının ise ona ait taşınmazdaki davaya konu daireyi kullanan kişi olmaları nedeniyle her iki tarafın sıfatlarının bulunduğu, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan dairenin davalının kullanımında olduğunun davalı yanın kabulünde olduğu, davalı tarafından açıldığı belirtilen tapu iptali ve tescil davasının ve Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurunun neticesinin beklenmesinde zorunluluk bulunmadığı, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde tahkikat aşamasının sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olacağını, dava şartı ve usuli itirazlar hakkında karar verilmediğini, harca esas değere dayanak alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile aynı taşınmaz hakkında seri dosyalara ait bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, yargılama sonunda müvekkilin Anayasa ile güvence altına alınmış olan adil yargılanma ve savunma hakkı ihlal edildiğini, dava konusu elatmanın önlenmesi talep edilen aynı taşınmazla alakalı olarak davalı aleyhine açılan tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat ve alacak davasının derdest olduğunu, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru dosyasının bu davada bekletici mesele yapılmasının yasa gereği zorunlu olduğunu, bilirkişi raporunda arsa payı ve yapı değeri olmak üzere iki ayrı miktar belirlendiğini, mahkeme tarafından arsa payı ve yapı bedeli toplamının harca esas değer olarak alındığını, bu durumun hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi nedeniyle elatmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yine; davacı arsa sahibi ile ihbar olunan yüklenici kooperatif arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili şekilde feshine karar verildiği, kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, kooperatif üyesi olan davalının yüklenici kooperatiften gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca satın aldığı dava konusu taşınmazda korunmaya değer yasal hakkı olmadığından davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmazın arsa bedeli olan 725.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine ve karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı değerinin toplamı sonucu elde edilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu (hatanın/yanlışlığın) giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2024 tarihli, 2024/978 Esas, 2024/914 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3- Davalı vekilin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. ve 4. bentleri çıkarılarak, hüküm fıkrasının 2. bendi yerine "2-Alınması gereken 49.524,75 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 3.305,23 TL peşin harç ile 19.599,98 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 22.905,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.619,54 TL Karar ve İlam Harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına," ibaresinin, hüküm fıkrasının 4. bendi yerine "4-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince davacı vekili için 112.750,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
5-Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.