Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/784 K.2025/5025

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/784 📋 K. 2025/5025 📅 26.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/784 E.  ,  2025/5025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1393 E., 2024/2032 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/320 E., 2024/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vasiyetnamenin iptaline, bu mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın açılması için hak düşürücü sürenin geçtiğini, esas yönünden de davanın haksız olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “davacı ...’ın vasiyetnamenin açılması tarihinde miras hakkına sahip olduğunu ve miras bırakan tarafından vasiyetname yapıldığını öğrendiği, buna göre davacının miras hakkına sahip olduğunu ve miras bırakan tarafından vasiyetname yapıldığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde vasiyetnamenin iptali davasını açması gerekirken süresinde davayı açmadığı; aynı şekilde mirasçıların, saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde tenkis davası açması gerektiği, dava konusu vasiyetnamenin davacının kendi huzurunda açılıp okunduğu, bu vasiyetnamenin davacının saklı payını zedelediği hususunun da açık oluşu gözetildiğinde o tarihte saklı payının zedelendiğini öğrenmiş olmasına rağmen davacının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde tenkis davası açmadığı, buna göre gerek vasiyetnamenin iptali davası gerekse de tenkis davasının hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı” gerekçesiyle iki talebin de ayrı ayrı hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vasiyet açılması sürecinde usulsüzlükler olduğunu, başka taşınmaz için açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talepli davanın kabul edildiğini, hak düşürücü sürenin dolmamış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, mümkün olmazsa tenkis istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.