Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/628 K.2025/5024

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/628 📋 K. 2025/5024 📅 26.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/628 E.  ,  2025/5024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1367 E., 2024/2502 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/550 E., 2021/517 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 1 40... parsel sayılı taşınmazı (eski 365 parsel) ... , ..., ve ...'dan 26.04.1973 tarihinde haricen satın aldığını, o tarihten bu yana taşınmazı kullandığını ileri sürerek; tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı tarafça kadastro öncesi nedene dayanılmadığı, tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı resmî şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı ve satın alana herhangi bir hak bahşetmeyeceği, davacı tarafça delil olarak dayanılan 26.04.1973 tarihli adi yazılı satış senedinin taşınmazların harici satışı için geçerlilik şartını sağlamadığı, her ne kadar davalılar tarafından bahsi geçen satış senedindeki imzalar inkar edilmiş ise de sözleşmenin geçerli olmaması nedeniyle imza incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, davacının iddialarından biri olan ve tanık beyanlarında bahsi geçen taşınmazın fiilen davacı tarafça kullanılmasının mülkiyetin davacıya intikalini sağlamayacağı, satış senedi kapsamında davacı tarafça bir bedel ödenmiş ve bu husus ispat edilecek olursa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesini talep edebileceği ancak bu hususun dava konusu olmadığı, taşınmazın harici satışı resmî şekilde yapılmadığından ve delil olarak dayanılan 26.04.1973 tarihli adi yazılı satış senedinin taşınmazın harici satışı için geçerlilik şartını sağlamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmaz hakkında 09.01.1956 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında malikinin ... olarak belirlendiği, resmî şekil şartlarına uygun bir satış veya satış vaadi sözleşmesi bulunmadığı ve dava konusu taşınmazın öncesinde 25.06.1957 tarihinde tapuya kayıt edildiği, davacının taşınmazın 1973 yılında alındığını iddia ettiği, sözleşmesinin akdedildiğinin iddia edildiği tarihte tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz hakkında harici satıma değer verilemeyeceği, davacı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde dava konusu taşınmazın harici satım sözleşmesi ile alındığı tarihten itibaren 20 seneden fazla bir süredir dava konusu taşınmaza malik olduklarını, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki olağanüstü zamanaşımı süresine dayanarak taşınmazın mülkiyetini hak ettiklerini belirtmiş ise de dava dilekçesinde 4721 sayılı Kanun'un 713. maddeye göre talepte bulunulmadığından ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357/1 hükmü gereğince istinaf aşamasında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceğinden dava konusu taşınmazın olağanüstü zamanaşımı süresine dayalı iktisap iddiasının dava aşaması itibarıyla bu davada dinlenme imkânı bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tek başına köy satış senedi gibi harici bir satış sözleşmesine dayanılarak açılmış tapu iptali ve tescil davası olmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı iddilarının da bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.