Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1193 K.2025/4985
7. Hukuk Dairesi 2025/1193 E. , 2025/4985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2276 E., 2024/2774 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/426 E., 2024/432 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların paydaş olduğu taşınmazın davalı tarafından 11 yıldır kullanıldığını belirterek el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmaz üzerinde kullanabileceği yer bulunduğunu, intifadan men olgusunun gerçekleşmediğini, müvekkillinin iyiniyetle ve davacının rızasıyla kendi payını kullandığını, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, taraflar arasında fiili bir kullanım biçimi oluştuğunu, davacının muvafakati ile müvekkilinin payına denk gelen orandan daha düşük bir yerde muhdesat yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın bütün hâlinde davalı tarafından kullanıldığı, davacının söz konusu taşınmazda payına karşılık kullanabileceği bir alanın bulunmadığı, davalı tanığı ....'in beyanından mahalle muhtarı olduğu, taraflar arasında taşınmazın kullanım durumu hususunda babalarının ölmesinden beri uyuşmazlık olduğu, davacının davalıdan taşınmazdaki hissesi karşılığında kira bedeli ödenmesini ya da taşınmazın davalı tarafından satın alınmasını istediğinin anlaşıldığı, diğer tanıkların intifadan men şartının sağlanıp sağlanmadığına ilişkin bilgileri olmadığını beyan ettikleri, intifadan men şartına ilişkin bilgi sahibi olan tek tanık ....'in beyanından davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirmiş olduğu, bu nedenle somut olayda intifadan men şartının gerçekleştiği, nüfus aile kayıt örneğinin incelenmesinde tarafların babası ...'nin 01.08.2010 tarihinde vefat ettiği, bu tarihten itibaren intifadan men şartının sağlanmış olduğu ve davacının dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ecrimisil isteminin yerinde olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan yapı, ağaç ve tesislerin kâl'i talebi yönünden davacı tarafın 28.02.2024 tarihli celsede kâl taleplerini işlemsiz bıraktıklarını, kâl talebi yönünden dava değerinin 1 TL olduğunu, yapıların kâl'i talepleri bulunmadığını beyan ettiği, aynı celse davacı vekilinin beyanın doğrultusunda kâl talebinin işlemden kaldırıldığı, yasal üç aylık süre içerisinde dava dosyasının taraflarca yenilenmediği anlaşıldığından 28.05.2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın davacının hissesine düşen kısmına davalının elatmasının önlenmesine, 145.962,49 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yıkım talebi yönünden açılan davanın 28.05.2024 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince delillerin hatalı değerlendirildiğini, yeterince araştırma yapılmadığını, dava konusu taşınmazda müvekkilinin de paydaş olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tek tanığın beyanına itibar edildiğini, diğer tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçeli kararda açıklanmadığını, elatmanın önlenmesi yönünden davanın konusuz kaldığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, cevap dilekçesi ile yemin deliline dayandıklarını, ancak İlk Derece Mahkemesince hatırlatılmadığını, dava konusu olayda ecrimisil şartlarının oluşmadığını, intifadan men koşulunun yerine getirilmediğini, davacı tarafça elatmanın önlenmesi ve yıkım yönünden dava değerinin belirtilmediğini ve harcın yatırılmadığını, bu nedenle davanın bu haliyle devam edilmemesi gerektiğini, davacı tarafça yıkım talebinden vazgeçildiğini, bu nedenle lehlerine 1 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.