Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/924 K.2025/4888
7. Hukuk Dairesi 2025/924 E. , 2025/4888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1865 E., 2024/1938 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/679 E., 2022/152 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2009 tarihinde ölen murisi....'a ait olduğu iddia edilen 01.01.1975 tarihli el yazısı ile düzenlenmiş sağlararası tasarruf olarak nitelendirdikleri metnin yazı ve imzasının murise ait olmadığını, tasarrufun bu hâli ile muvazaa, desise ve gabin ile düzenlendiğini ileri sürerek kim tarafından düzenlendiğinin tespitini ve iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu vasiyetnameden yıllar sonra haberdar olduğunu, bu konuya ilişkin ....'a etki etme ihtimalinin olmadığını, ayrıca miras bırakanın vasiyenameyi düzenlediği tarihte herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığı gibi yaşlılığa bağlı herhangi bir kronik hastalığının da olmadığını, söz konusu vasiyetnamenin bizzat vefat edenin kendi eli ürünü olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 485. Maddesindeki (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesi) yasal geçerlilik koşulunu sağladığı, Mahkememizce alınan Adli Tıp Kurumu.... Dairesi tarafından düzenlenen 01.09.2021 tarih ve 2021/47394 sayılı raporda davaya konu edilen vasiyetnamenin muris ....'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı her ne kadar dava dilekçesinde, muris tarafından düzenlendiği anlaşılan vasiyetnamenin sağlararası tasarruf işlemi olduğunu bu haliyle desise, gabin, muvazaa ile düzenlendiğini iddia etmişse de bahse konu tasarruf işleminin, sağlararası tasarruf işlemi olarak kabul edilmesinin hukuken olanaklı olmadığı, bununla beraber murisin vasiyetnameyi düzenlerken iradesinin, hata, hile, tehdit yahut cebir ile sakatlandığını ispatlar mahiyette dosya kapsamında herhangi bir yazılı belge ya da tanık delilinin bulunmadığı, davacı tarafın tasarruf işleminin desise ile düzenlendiği iddiasının ispata mahkum olduğu, bununla beraber gabin ve muvazaa hâlleri gerek mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde ve gerekse de hâlen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Kanun'da vasiyetnamenin iptali sebepleri arasında sayılmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden açılan davanın reddine, vasiyetnamenin iptali davası lehine vasiyette bulunulan aleyhine açılacağından davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu vasiyetnamenin 01.01.1975 tarihinde düzenlenmiş olması nedeni ile 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 485. maddesinin uygulanabileceği ve vasiyetnamede tanzim yerinin bulunmaması hususunun değerlendirilebileceği düşünülmüş ise de; murisin 29.07.2009 tarihinde vefat etmiş olması nedeni ile murisin ölüm tarihi itibari ile uygulanması gereken 4721 sayılı Kanun'da vasiyetnamenin tanzim yeri hususunun geçerlilik şartı olarak belirtilmemiş olduğu görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetin 1975 yılında düzenlenmiş olması nedeniyle o tarihte yürürlükte olan kanunda el yazılı vasiyetnamenin geçerliliği hususunda şekil şartı olarak düzenlenme yerinin de yazılması gerektiğini, dava konusu vasiyetnamenin düzenlenme yeri yazılmadığı için geçersiz olduğunu, tanık beyanlarına göre murisin vasiyetnayi alkol aldığı ve iradesinin hukuken geçerli bir işlem yapmaya yeterli olmadığı bir anda düzenlendiğinin ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.