Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4369 K.2025/4883

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4369 📋 K. 2025/4883 📅 20.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4369 E.  ,  2025/4883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1086 E., 2025/1433 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/180 E., 2023/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 19.02.2020'de ölen muris ... ile davacı arasında akdedilen 05.12.1996 tarihli mirastan feragat sözleşmesine göre davacının, murise ait 2 09... parsel ve 6 75... parsel sayılı taşınmazlar karşılığında mirastan davalılar lehine feragat ettiğini, ancak muris tarafından sözleşme düzenlenmeden bir gün önce ilgili taşınmazların dava dışı ... isimli şahsa tapuda satış yoluyla devredilmiş olduğunu, murisin anılan taşınmazlar kendisine aitmiş gibi davacıyı aldattığını ve sözleşmenin ifasının imkansız olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek ifa imkansızlığı ve aldatma nedenleriyle sözleşmenin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, akdin düzenlenmesinin üzeriden 24 yıl geçtiğini, davacı ve muris arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğunu, esasen sözleşmenin muris ve üç kızı arasında düzenlendiğini, kızların mirastan davalılar lehine feragat ettiklerini, aynı sözleşmede mirastan feragat eden diğer kız kardeşler olan dava dışı... ve ...'a devredileceği belirtilen taşınmazların devredildiğini, davacının eşinin borçları nedeniyle davacının isteği üzerine dava konusu taşınmazların ...'a devredildiğini, ...'in davacının eşi ...'ün halasının oğlu olduğunu, satış işlemi nedeniyle murisin para almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2020/180 Esas, 2023/64 Karar sayılı kararıyla; tanık beyanlarından davacı ...'in eski eşi ...'ün borçları nedeniyle dava konusu taşınmazların ...'a devredildiğinin anlaşıldığı, davacının tanık beyanları ile aldatma olgusunu ispatlayamadığı gibi aksine sözleşme tarihinde bir gün önce taşınmazların devredilmesinin kendi bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin sabit olduğu, mirastan feragat sözleşmesinde kararlaştırılan ivazın sözleşme akdedilmeden bir gün önce davacının rızası ile üçüncü kişiye devredilmesi karşısında ivazın yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesinin 02.10.2023 tarihli ve 2023/1303 Esas, 2023/1642 Karar sayılı kararıyla; davaya konu 05.12.1996 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin muris ... ile davacı ve dava dışı kardeşleri ..., ... arasında yapıldığı, davacı ve kardeşlerinin ivazlı olarak davalılar lehine mirastan feragat sözleşmesi yaptığı, sözleşmenin içeriğine göre ivaz olarak davacı ve sözleşmeyi imzalayan diğer iki kız kardeşine ayrı ayrı ikişer tane taşınmazın bırakılmasının kararlaştırıldığı, davacıya bırakılması kararlaştırılan taşınmazların ise 04.12.1996 tarihinde muris tarafından dava dışı ...'a satış yoluyla devredildiği, ifanın imkânsız hâle geldiği, sözleşme gereği ivaz olarak belirtilen şartın yerine getirilmesi mümkün olmadığından davacı açısından söz konusu sözleşmenin iptali gerektiği, her ne kadar davalı, taşınmazların muris tarafından davacının eşinin borçlarının ödenmesi için dava dışı ...'a devredildiğini, böylece sözleşme gereğinin yerine getirildiğini ileri sürmüş ise de; sözleşmede böyle bir hükmün geçmediği, noterde yapılan resmî belgenin aksinin yine aynı mahiyette delille davalı tarafından ispat edilemediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile davacı açısından mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesinin 02/10/2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.02.2025 tarihli 2024/4771 Esas ve 2025/515 Karar sayılı kararı ile; "...Dava, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının eşinin borçları nedeniyle dava konusu feragat sözleşmesinde ivaz olarak kararlaştırılan taşınmazların dava dışı ...'a devredildiği, aradaki alacak ve borç ilişkisinden kaynaklı olarak borcun ödenmesi amacıyla temlik işleminin davacıdan alacaklı kişilere yapıldığı, bu haliyle ivazlı mirastan feragat sözleşmesindeki ivazın sözleşme düzenlenmeden önce davacıya sağlandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilamında yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilâmındaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 05.12.1997 tarihli mirastan feragat sözleşmesine göre murisin ölümü durumunda davacıya devredilmesi gereken taşınmazların tapuda satış yoluyla dava dışı ...'e devredilmesinin mirastan feragat sözleşmesini başlangıçtaki ifa imkansızlığı nedeni ile geçersiz kıldığını, mirastan feragat sözleşmesine göre murisin terekenin açıldığı anda akde konu taşınmazların terekeden çıkacağını taahhüt ettiğini, ...'e yapılan devrin satış olduğunun tapu akdinde yazılı olduğunu, aksi yöndeki kabullerin tanık sözlerine dayanamayacağını, ancak aynı kuvvette delil ile ispatlanabileceğini, ayrıca ... ile davacının eşi arasındaki borç ilişkisinin de tanık sözleri dışında herhangi bir ispata dayanmadığını, davanın kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aldatma ve başlangıçtaki objektif ifa imkansızlığı nedenleriyle mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.