Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/597 K.2025/4902
7. Hukuk Dairesi 2025/597 E. , 2025/4902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/881 E., 2024/1950 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/471 E., 2021/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ... 'un 23.09.2013 tarihinde öldüğünü, murisin ... Noterliğinin 24.11.1994 tarihli vasiyetnamesi ile, .. ilçesi, ... Köyü 1 36... parsel sayılı taşınmazdaki, 1 25... parsel sayılı taşınmazdaki ve 1 01... parsel sayılı taşınmazdaki tüm hak ve hisselerinin tamamını davacılar ... ve ...'e müştereken ve eşit olarak vasiyet ettiğini, söz konusu vasiyetnamenin Uzunköprü Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/12 90... /1433 Karar sayılı dosyası ile açılıp okunduğunu, vasiyetnameye karşı dava da açılmadığını ve vasiyetnamenin kesinleştiğini, bu arada tüm taşınmazlarda davacıların haberi olmaksızın intikal işlemi yapıldığını, bu sebeplerle vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyete konu taşınmazlarda muris ...'dan davalılara intikal eden hisselerin iptali ile davacılar adına müştereken tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davacıların Mahkeme huzurunda vasiyetnameyi kabul etmediklerini beyan ettikten sonra dava açmalarının kötüniyetli olduklarını gösterdiğini, davacıların "doğruluk ve güven ilkesi"ne aykırı bir tutumla, vasiyetnamenin açılmasından bir yıl geçtikten sonra "vasiyetnamenin tenfizini" talep ettiklerini, vasiyetnamenin şeklen geçersiz olduğunu, vasiyetnamede Noter ... tarafından düzenlenmeye başlandığı zikredilmiş ise de ortaya çıkan belgenin, noter vekili olduğu bildirilen şahıs huzurunda tanzim ve imza edildiğinin sabit olduğunu, Noter vekili sıfatı ile vasiyetnameyi tanzim ve imza eden şahsın, kanunla kendisine yetki verilmiş resmi memur olmadığından davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davacıların kötüniyetli olduğu ve vasiyetnamenin şeklen geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetnameden doğan haklardan feragat edilmediğini, kaldı ki feragat beyanının açık, kesin ve koşulsuz biçimde bir vazgeçmeyi içermesi gerektiğini,
2. Uzunköprü Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında tüm tarafların anlaşacaklarını belirttiklerini, kısaca haklardan feragate dair hiçbir beyan olmadığını, diğer yandan davalılar davaya konu vasiyetname okunduktan sonra vasiyetnamenin iptali ve tenkisi için 1 yıllık süre içinde iptal davası açmadıklarını,
3. Vasiyetnamenin 2013 yılında açıldığını ve okunduğunu, kesinleştiğini, bu şekilde davalıların vasiyetnameyi kabul ettiklerinin açık olduğunu,
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin önceki kaldırma kararı ile çelişir şekilde, aynı gerekçeler ile davanın reddine dair verilen karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdiğini, vasiyetnamenin şekil şartlarına da uygun olduğunu, murisin son arzularının yerine getirilmesinin esas olduğunu, vasiyetnamenin murisin irade ve arzusuna uygun yorumlanması gerektiğinin kural olduğunu,
5. Dava açılmasına sebebiyet veren davalılar iken, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.