Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4603 K.2025/4906

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4603 📋 K. 2025/4906 📅 20.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4603 E.  ,  2025/4906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/695 E., 2025/62 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi ...'a vekaleten ... arasında düzenlenen .... Noterliğinin.... yevmiye numaralı, 19.10.1984 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile ...'un İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 16... , 788, 789, 790, 791, 792, 7 93... parsellerdeki 104/5760 hissesinin tamamının davacı Şirkete satıldığını, bedelinin davacı tarafça tamamen ödendiğini belirterek davaya konu taşınmazlardaki hisselerin davacı adına tescilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar adına vekil sıfatıyla ...arasında düzenlenen .... Noterliğinin 16.02.2006 tarihli ve .... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile ... ilçesi, ... Mahallesi, .... Mevkii, 171, 172, 1 73... parsel yine ... Mahallesi, 788, 977, 793, 985, 9 86... . .... Mahallesi, 31 01... parsel sayılı taşınmazlardaki murisleri ...'a ait hisselerinin davacıya satıldığını, bedelinin davacı tarafından ödendiğini, tescil işleminin gerçekleşmediğini belirterek davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, terditli olarak tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleştirilen davada talep edilen taşınmazların bir kısmı yönünden tefrik kararının verildiği, yargılamanın İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 16... ve 793 parseller yönünden devam ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; satış vaadi sözleşmelerinin iptali için dava açıldığını, asıl davada dayanak vekaletin kardeşi....tarafından hileli bir şekilde alındığını, murisin şeker hastası olup akli melekelerinin yerinde olmadığını, parsellerin ifraz edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalılardan ... 11.05.2006 tarihli duruşmada, davayı kabul ettiğini, taşınmazların satış vaadi sözleşmeleri ile satıldığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ve 2007/521 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, asıl ve birleştirilen davada davalılar ... mirasçıları vekili, davalılar .... ve diğerleri vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 07.06.2023 tarihli kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; davaya konu 201 34... , 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların 7 92... sayılı parsellerin ifrazı sonucu oluştuğu, hükme esas alınan 13.12.2021 tarihli ek rapor ekinde yer alan tabloda 792 parselden gelen 201 34... , 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin elbirliği numarası ve paylarının açıkça belirtildiği ne var ki evveliyatı 793 sayılı taşınmaz olan 201 34... , 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ilgili tabloda davalıların iştirak paylarına ve elbirliği numaralarına yer verilmediği görüldüğünden, Mahkemece 201 34... , 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kurulan tescil hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesindeki ilkelere uygun tesis edilmediği ve infazda tereddüt uyandırdığını, Mahkemece, gerekiyorsa ek rapor alınmak suretiyle 793 parselden gelen 201 34... , 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ayırıcı vasıfların (örneğin, elbirliği numarası, iştirak payları gibi) hükümde teker teker yazılarak infazdaki tereddütün ortadan kaldırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; vekilleri olarak hareket eden Av. ....zalandığından haberdar olmadıklarını, yapılan işlemlere muvafakat etmediklerini, yine asıl dosyada murisleri tarafından yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, 1984 yılında yapılan sözleşmeler uyarınca taleplerin zamanaşımına uğradığını, Mahkemece tedavüllü tapu kayıtları getirtilmeden alınan ek raporun bozma kararının kapsamına uygun düşmediğini, davanın kısmen reddine karar verildiği halde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, 2023 yılında açtıkları ve halen derdest olan mirasın hükmen reddi davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tazminat hesabının yeni düzenlemelere aykırı olduğunu, davanın kısmen reddine karar verildiği halde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, birleştirilen davada hükmedilen tazminata ilişkin faizin başlangıç tarihinin dava tarihi değil, faiz talep edilen tarih olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl ve birleştirilen davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli tazminat istemlerine ilişkindir.
2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre temyiz eden davalılar ... ve diğerleri vekilinin tüm, davalılar ... ve diğerleri vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3. Davalılar ... ve diğerleri vekilinin birleştirilen davada hükmedilen tazminata yürütülen faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
4. Birleştirilen dava, 10.12.2010 tarihinde 10.000,00 TL üzerinden harçlandırılarak açılmış ve tapu iptal ve tescil, terditli olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin faizi ile davalılardan tazmini talep edilmiş, yargılama devam ederken birleştirilen davada davacı vekili tarafından 08.04.2022 tarihinde 60.652,57 TL tamamlama harcı yatırılarak tazminat talebi 3.265.914,00 TL olarak ıslah edilmiştir.
5. Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tazminatın birleştirilen dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00 TL’sine dava tarihi olan 10.12.2010 tarihinden, kalan bedele ise ıslah tarihi olan 08.04.2022 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle tüm bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
1. Yukarıda VI.B.2. paragrafta açıklanan nedenlerle;
Davalılar ... ve diğerleri vekilinin tüm, davalılar ... ve diğerleri vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda VI.B.3. ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle;
Davalılar ... ve diğerleri vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.