Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4821 K.2025/4903

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4821 📋 K. 2025/4903 📅 20.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4821 E.  ,  2025/4903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1549 E., 2025/1100 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1996/491 E., 1997/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tavzih talebinde bulunan (davacı halefi) vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin dosyanın mahiyeti gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; (eski) 1024 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalılar adına kayıtlı 10 22... parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar duruşmada alınan beyanlarında davayı kabul etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.01.1997 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, temyiz edilmeden 09.07.1997’de kesinleşmiştir.
IV. TAVZİH TALEBİ VE MAHKEME EK KARARI
1. Tavzih talep eden ... vekili 26.11.2024 tarihli dilekçesinde özetle; hükmün infazına yönelik Fethiye Kadastro Müdürlüğüne yaptıkları başvurunun reddedildiğini, 1996/491 Esas ve 1997/5 Karar sayılı karar ile ...'dan önceki malik olan ... adına kayıtlı eski 1024 parsel (yeni 1 56... parsel) yararına alınan bilirkişi raporu ve krokide eski 1022 parsel ve 1001 parsel üzerinden (yeni 35... No.lu parseller) tesis edilen geçit hakkının tapuda infazını sağlayamadıklarını, zira dava konusu parseller ile ilgili bilirkişi raporunda koordinatların bulunmadığını, grafik olarak gösterildiğini, kadastro yenileme sonucu üretilen koordinatlar ITRF sisteminde ve bu nedenle koordinat sistemleri farklı olduğunu, dava konusu parselin bilirkişi raporundaki teknik veriler ile arşivdeki tescilli veriler karşılaştırıldığında ise komşu parseller ile binmeler ve boşluklar oluştuğunu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü 2023/4 sayılı Tescile Konu Harita ve Planların Yapımı ve Kontrolü Genelgesinin 12/25 hükmü gereği hükmün uygulanabilmesi için bilirkişi raporundaki parsel farklılıkları ve teknik nedenlerden dolayı mahkeme kararının düzeltmesi gerektiğinin bildirilmesi nedeniyle tavzih talebinde bulunmuştur.
2. Mahkemece 16.01.2025 tarihli ek karar ile; tavzih talebinin kabulüne, 22/a çalışmaları neticesinde oluşan eski 1024 parsel yeni Muğla ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 1 56... parsel sayılı taşınmaz lehine aynı yerde kain, eski 10 01... parsel yeni Muğla ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 1 56... ve 35 parsel sayılı taşınmaz aleyhine fen bilirkişisi ... .... tarafından düzenlenen 04.12.2024 tarihli rapor ve rapora ekli 2 No.lu seçeneğe ait krokide (A) harfi ve sarı renk ile gösterilen 174,14 m²'lik kısmın 1 56... parsel sayılı taşınmaz üzerinden, (B) harfi ve sarı renk ile gösterilen 172,01 m²'lik kısmın1 56... parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit irtifak hakkı tesis edilerek tapuya kayıt ve tescili ile fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 04.12.2024 tarihli raporun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen tavzih kararına karşı davacı ... ile davalı ... vekili tarafından, ...’ın yeni malik sıfatıyla tavzih talep edemeyeceği, kesin hükmün yeni malike tesir edemeyeceği ve bu nedenle yeni malikin tavzih talebinde aktif husumetinin bulunmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile tavzih talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tavzih talebinde bulunan ... vekili duruşma talepli olarak temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizce duruşma isteminin dosyanın mahiyeti gereği reddine karar verilmiştir.
... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin hükmün kesinleşmesinden sonra lehine geçit tesis edilen taşınmazı devraldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. maddesi gereğince kesin hükmün cüz’i ve külli haleflere etki edebileceğini, hükmün infazı mümkün olmadığından tavzih kararı alınmasında zorunluluk bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, geçit hakkı tesisine ilişkin dosyada tavzih talebine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte kanun koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için 6100 sayılı Kanun'un geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir. Bu bağlamda 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'yla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir.
Somut olayda, Mahkemenin ilk kararının 21.01.1997 tarihli olduğu ve Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verildiği, bu nedenle sonraki tarihte verilen tavzih kararına ilişkin yargılama da 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin maddeleri ile yürütüleceğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davacı ... ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusu olarak yapılan itirazların, temyiz incelemesi olarak değerlendirilip, Dairemizce incelenmesine geçilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 303/3 hükmüne göre kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. Aynı Kanun'un 4. fıkrasına göre, bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Geçit hakkı tesisi, taşınmaz lehine kurulduğundan, somut olayda hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu taşınmazı devralan yeni malik ...’ın, yine 6100 sayılı Kanun'un 305. maddesine göre hükmün icrası tamamlanıncaya kadar tavzih talep edebileceğinde kuşku bulunmamaktadır.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kesin hükmün yeni malike sirayet etmesine göre usul ve kanuna uygun olup; davacı ... ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30.11.2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA;
Davacı ... ile davalı ... vekili tarafından Mahkemenin 16.01.2025 tarihli kararına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan tavzih kararının ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.