Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1220 K.2025/4909

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1220 📋 K. 2025/4909 📅 20.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1220 E.  ,  2025/4909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/392 E., 2024/141 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin paydaş olduğu Hatay ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 200 parsel sayılı taşınmazda ... ..... tarafından 12.07.2017 tarihinde davalıya pay satıldığını, resmi senetteki satış bedelinin gerçek satış bedelinden daha yüksek gösterilmiş olabileceğini, davacıya bildirim yapılmadığını, müvekkilinin satış bedeli ile tapu harç ve masrafları toplamını depo etmeye hazır olduğunu belirterek; dava konusu taşınmazda davalının payının iptali ve davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; bedelde muvazaa bulunmadığını, resmi senette gerçek satış bedelinin gösterildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İLK KARAR
İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarih ve 2020/64 Esas, 2020/141 Karar sayılı kararı ile; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2021 tarih ve 2021/264 Esas, 2021/607 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Dairemizin 06.10.2022 tarih ve 2021/5641 Esas, 2022/5891 Karar sayılı bozma ilamıyla; "...Davacı vekilinin 23.03.2020 tarihli dilekçesiyle 24.03.2020 tarihinde yapılacak duruşmaya, corona virüs (covid-19) salgını sebebiyle katılamayacağını belirterek mazeretinin kabulü ile duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesini talep ettiği, mahkemece, 24.03.2020 günü yapılan duruşmada ise davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmesine rağmen yeni bir duruşma günü tayin edilmeksizin dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece, davacı vekilinin mesleki mazeretinin kabulüne karar verildiğine ve vekilin yokluğunda karar verilmesi yönünde bir talebi de bulunmadığına göre, yeni bir duruşma günü tayin edilerek, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun şekilde davacı vekiline tebliği sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Davacı ile davalıya pay satan davadışı ... ...nun dava konusu taşınmazda ayrı ayrı kullandıkları alanın bulunmadığı, taşınmazda fiili taksim olmadığı, bilirkişi tarafından belirlenen (nemalandırılmış) bedel üzerinden davanın kabulü gerektiği..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, Hatay ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 9 35... parselde davalı adına kayıtlı .... hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ön alım bedeli olan 303.317,57 TL'nin kararın kesinleşmesi halinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; ön alım bedelinin çok düşük olup ayrıca nemalandırılmış bedelin de bilirkişilerce hatalı hesaplandığını, günümüz ekonomik şartları ve Türk Lirasının kaybettiği değer dikkate alınarak ekonomik gerçekliğe uygun uyarlama yapılmamasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, zira satış tarihinin üzerinden de uzunca bir zaman geçtiğini, yerel Mahkemece sadece tapu senedinde gösterilen ve depo edilen bedelin nemalandırma suretiyle ulaştığı değerin hesaplandığını, bu haliyle hükmedilen 303.317,00 TL'nin kabulünün mümkün olamayacağını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.