Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4979 K.2025/4848
7. Hukuk Dairesi 2025/4979 E. , 2025/4848 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/280 E., 2025/641 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılardan ... vekili ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 167 24... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamış olup davalılardan ... vekili beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binadaki dairelerin bir kısmının müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/153 Esas sayılı dosyası ile mülkiyet tespiti davası açıldığını belirterek bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/716 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli ve 2016/9619 Esas, 2017/3884 Karar sayılı kararıyla; “...dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binadaki dairelerin bir kısmı için davalı ... tarafından muhdesatın aidiyetinin tespiti istemiyle davanın açıldığı, bu davanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir kararın verilmesinin gerektiği...” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2017/676 Esas, 2023/909 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüyle; "dava konusu 167 24... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile ayrı ayrı belirlenen bina ve arsa değerinin toplam miktarı üzerinden yüzdelik hesabı sonucunda bina değerine isabet eden % 4,48 oranındaki tutarın satış ve mahkeme masrafları çıktıktan sonra İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/298 Esas ve 2022/342 Karar sayılı ilâmı ile muhdesatın aidiyeti davası açan ve lehlerine karar verilerek kesinleşen ilâm uyarınca muhdesatın aidiyeti davasının davacıları, eldeki davanın davalıları olan ..., ... ve ...'ya pay edilmesine; bina ve arsa değerinin toplam miktarı üzerinden yüzdelik hesabı sonucunda hesaplanan % 95,52 oranındaki tutarın ise satış ve Mahkeme masrafları çıktıktan sonra bilirkişilerce düzenlenen 07.03.2016 tarihli raporun 5. sayfasının sonuç bölümünde gösterilen oranlar üzerinden malikler arasında pay edilmesine" karar verilmiştir.
4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili ve ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
5. Dairemizin 06.11.2023 tarihli ve 2023/4688 Esas, 2023/5331 Karar sayılı kararındaki “dava konusu 167 24... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki ...’nın davada taraf olarak yer almadığı, adı geçen paydaş sağ ise kendisinin, ölü ise ilgililerinden mirasçılık belgeleri alınarak varsa mirasçılarının usulüne uygun olarak davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesinin gerektiği, mahkemece 16.02.2023 tarihinde kesinleşen muhdesatın tespiti davasının sonucunun beklenmiş olmasına rağmen bozma ilâmı öncesi alınan 07.03.2016 tarihli bilirkişi raporundaki değerlere göre yargılama sırasında gerçekleşen pay devirleri dikkate alınmadan infaza elverişli olmayan şekilde hükmün tesis edildiği, o hâlde mahkemece muhdesatın tespiti davasındaki oranlar dikkate alınmak suretiyle bilirkişiden rapor alınarak infaza elverişli şekilde hükmün tesis edilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.06.2025 tarihli ve 2024/280 Esas, 2025/641 Karar sayılı kararıyla; "...davalılar adına usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde taşınmazın davacı ve davalılar adına kayıtlı olduğu, keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmaması nedeniyle taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilebileceğinin belirtildiği, muhdesatın aidiyetine ilişkin açılan davanın kesinleştiği, yapılan yargılama, alınan tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın fiziki ve hukuki engeller dolayısıyla yalnızca satışının mümkün olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "İstanbul, .... ilçesi, .... Mah. 16724 ada G22-A-08-B-1-B pafta 5 parseldeki taşınmaz üzerindeki ortaklığın TMK'nın 699/3 maddesi uyarınca açık arttırma ile satılarak giderilmesine, (...), satış bedelinin % 71,01 payının .... Yapı İnşaat Taah. Ltd. Şti.'ne, % 6,52 payının ...'ya, % 7.96 payının ...'a, % 6,17 payının ...'a, % 6,17 payının ...'a, % 0,76 payının ...'ya, % 1,41 payının ...'ya pay edilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kesinleşmiş muhdesatın tespiti kararının gözardı edildiğini,
b. Dosyadaki bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olmadığını,
c. İfrazın mümkün olup olmadığının araştırılmadığını,
d. Kararın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Satışın aynen taksim yoluyla giderilebileceğini,
b. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
c. İtirazlarının bu bakımdan dikkate alınmadığını,
d. İfrazın mümkün olup olmadığının araştırılmadığını,
e. Kararın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; davalılardan ...'nın muhdesat iddiasının aydınlatılması açısından muhdesatın tespiti davasının açıldığı ve sonuçlandığı görülmüştür. Ancak, dosya içinde yer alan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıdaki ilkeler doğrultusuyla düzenlenmemiş olduğu ve bu nedenle infaza elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Zira, dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilip belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunduktan sonra bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Hâl böyleyken; bilirkişi raporunda oranlama yapılırken muhdesatın, taşınmazın tamamının değerine oranı dikkate alınmayıp muhdesat ile arzdaki pay değerinin toplamının taşınmazın tümüne oranlandığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerle, Mahkemece Dairemiz içtihatlarına aykırı bir şekilde infaza elverişli olmayan bilirkişi raporu içeriği esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.