Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/654 K.2025/4879
7. Hukuk Dairesi 2025/654 E. , 2025/4879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1212 E., 2024/1852 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/191 E., 2021/466 K
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...'in 12.04.2019 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak oğlu ... ve daha önce 05.10.2006 tarihinde vefat eden oğlu ....'in çocukları olan müvekkillerinin kaldığını, muristen geriye tereke olarak 2 30... parselde bulunan 1 No.lu bağımsız bölümün intikal ettiğini, ancak müvekkillerinin murisin sağlığında mevcut olan 2 80... parseldeki 2 No.lu bağımsız bölümün davalıya 06.04.2011 tarihinde şartsız ve bedelsiz olarak bağışladığını öğrendiğini, murisin taşınmazı bağışlamasının müvekkillerinin zararına yol açtığını, murisin sağlığında murisle ilgilendiklerini, murisle küslük ya da herhangi bir sorunları olmadığını ileri sürerek müvekkillerinin saklı payları oranında tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bağışa konu 2 No.lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından yapıldığını, kiracı olarak oturduğu evin satılması üzerine bir ve zemin kattan oluşan binanın üzerine 1 kat çıkarmak mümkün olduğundan babası ve annesi ile görüşerek, onların onayı üzerine 1998 yılında inşaata başladığını ve 1999 yılında inşaatı tamamlayıp daireye yerleştiğini, daha sonra müvekkilinin annesinin ''bu evi sen yaptırdın üzerine al'' dediğini, bunun üzerine müvekkilinin daireyi bağış yolu ile aldığını, murisin davacıların saklı paylarını zedeleme amacı gütmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bağımsız bölümün davalı tarafından yaptırılarak yaşanılabilir hâle getirildiği, murisin bakımı ile davalının ilgilendiği, murisle taraflar arasında küslük veya husumetin bulunmadığı, murisin saklı pay kurallarını etkisiz bırakmak maksadıyla hareket ettiğine dair emare bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanlarına göre miras bırakanın davacılar yahut onların babalarıyla husumeti, küslüğü yahut kırgınlığının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın yalnızca duvarları varken 1999-2000'li yıllarda davalının tamamlayıp oturulabilir hâle getirdiği, sonrasında bu yerde ailesiyle birlikte yaşadığı, aynı binada murisin bodrum katta, davacıların ise 1 No.lu bağımsız bölümde yaşadığı, murisin son zamanlarında bakıma ihtiyaç duyduğunda davalının ilgilendiği, murisin vefatı sonrası dava konusu taşınmaz dışında bir taşınmazının daha bulunduğu, ölümüyle tüm mirasçılara intikal ettiği, murisin mirastan mal kaçırma amacı olsaydı bunu da devredebileceği, murisin temliki saklı payı ihlal kastı ile yaptığı hususunun mevcut delillere göre davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin taşınmazı sağlığında davalıya hibe etmesinin saklı paya tecavüz maksadıyla yapıldığını, bilirkişi raporunun usul ve kanunlara aykırı olduğunu, tenkis bedelinin belirlenmesinde eğer davalı tarafın tenkise konu taşınmazda değer arttırıcı unsurlar yaptığı şekilde iddiası var ise bu iddiasının ispatı hâlinde yaptığı tadilatların o tarihteki rayiç değerinin tenkis miktarından indirilebileceğini, sadece arsa değeri baz alınarak tenkis hesabı yapılmasının doğru olmadığını, sabit tenkis oranı belirlenirken davalının saklı payının öncelikle kendisine yapılan kazandırmadan düşülmesi gerektiğini, raporda bunun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tenkis talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.