Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1722 K.2025/4868

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1722 📋 K. 2025/4868 📅 19.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1722 E.  ,  2025/4868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/734 E., 2025/79 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/244 E., 2024/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kendisinin de paydaşı olduğu 11 adet bağımsız bölümün 1/128’er hissesinin davalı tarafından 10.09.2019 tarihinde satın alındığını, aynı taşınmazlara ilişkin yasal süresi içinde (18.11.2019) ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasını Trabzon 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/153 Esas sayılı dosyası ile ikame ettiğini, ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu davanın onun devamı olduğunu, ilk dava ile sürelerin kesildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek ön alım hakkına dayalı olarak tapu iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "aynı satışa ilişkin taraflar arasında görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemli önceki davada Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 21.06.2023 tarih, 2023/1070 Esas, 2023/909 Karar sayılı ek kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 19.07.2023 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça her ne kadar hak düşürücü sürenin ilk davanın açıldığı tarihte kesildiği beyan edilmiş ise de hak düşürücü sürenin kesilmesi ve durmasının mümkün olmadığı, yine 6098 sayılı Kanun'un 158. maddesinde somut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı bulunmadığı, davalının dava konusu taşınmazları 10.09.2019 tarihinde satış sureti ile devraldığı, satış tarihi itibariyle hak düşürücü 2 yıllık sürenin dava tarihinden önce dolduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davacının da paydaş olduğu 11 adet bağımsız bölümdeki 1/228’er hisselerin 10.09.2019 tarihinde davalı tarafından satın alındığını, müvekkiline noter yoluyla bildirim yapılmadığını, yasal süresi içinde Trabzon 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/153 Esas sayılı dosyasında ön alım hakına dayalı tapu iptali ve tescil istemli dava açtıklarını, yerel Mahkemece verilen kabul kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiğini, bu nedenle eldeki davanın açıldığını, ancak önceki kararın hatalı olduğunu, yerel Mahkemece evvelce harç kesin süre içinde yatırılmadığı için dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına ve süre içinde yenilenmez ise açılmamış sayılmasına kararı verilmesi gerekirken doğrudan açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmün davalıya tebliğ edilmeden önceki temyizden feragat beyanı uyarınca kesinleştirildiğini, oysa ki bu işlemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 349/1 hükmüne aykırı olduğunu, dosyanın kesinleşme süresinin adli tatile uzadığını, katılma yoluyla temyiz hakkının da değerlendirilmesi gerektiğini, 6098 sayılı Kanun'un 158. maddesi gözetildiğinde davanın süresinde açıldığını ancak Mahkemece bu hususlar araştırılmadan ön inceleme duruşmasında davanın reddine karar verildiğini,
2. 6098 sayılı Kanun'un 158. maddesi uyarınca 60 günlük süre içinde eldeki davanın açıldığını, önceki davada belirtilen harç eksikliği tamamlanarak süresinde dava açıldığını, Yargıtay uygulamasının da bu şekilde olduğunu, Mahkemece hiç bir delil toplanmadan ön inceleme duruşmasında davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın bozulması gerektiğini, ayrıca önceki davanın hak düşürücü süreyi kestiğini,
3. Pandemi döneminde duran sürelerin değerlendirilmediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.