Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/5089 K.2025/4864
7. Hukuk Dairesi 2025/5089 E. , 2025/4864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/522 E., 2025/626 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/13 E., 2024/314 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 71... parselde hissedar olduğunu, dava dışı eski hissedar ....'ın 4691/5474 hissesini davalıya 19.000,00 TL bedelle sattığını, satışın müvekkiline bildirilmediğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda toplulaştırma uygulandığından ön alım hakkının kullanılamayacağını ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 1 71... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan 4691/5474 hissesinin tapu kaydının iptali ile bu payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF ve EK KARAR
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ön alıma konu payın toplam değeri 23.210,90 TL olup karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 hükmü uyarınca kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığından Mahkeme kararının miktar itibari ile kesin olduğu gerekçesiyle, istinaf dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2025 tarihli kararı davalı vekilince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2025 tarihli ek kararı ile dava dilekçesinde dava değerinin 19.000,00 TL olarak gösterildiği, dava konusu taşınmazların tapuda satış bedelinin toplam 23.210,90 TL olup karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı ve Daire kararının 6100 sayılı Kanun'un 353. maddesine göre kesin olduğu gerekçesiyle davalı tarafın 10.06.2025 tarihli temyiz dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 366/1 hükmü atfı ile 346/1. maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle reddine verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2025 tarihli ek kararı üzerine, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. EK KARAR TEMYİZİ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ek karar temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu taşınmazın değerinin kesinlik sınırının altında kaldığından bahisle istinaf başvurusu reddedilmişse de taşınmazın değerinin daha yüksek olduğunu,
2. Davanın zamanaşımına uğradığını,
3. Taşınmazda toplulaştırma uygulandığından hukuken ön alım hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur. Aynı Kanun'un 366. maddesi ise; "...bu Kanun'un istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır..." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin temyiz talebinin miktar olarak kesinlik sınırı altında kaldığından reddine dair ek karar verilmişse de, bu karar usule ilişkin bir karar olup yukarıda ayrıntılı açıklanan ilgili kanun hükümlerine göre bir haftalık temyiz yolu açık olmak üzere bir karar verilmesi gerekirken, davanın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle kanun yolu kapatılmak suretiyle kesin nitelikte karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine ilişkin 02.05.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olduğundan hükmün onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan 02.05.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.