Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4619 K.2025/4860

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4619 📋 K. 2025/4860 📅 19.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4619 E.  ,  2025/4860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/34 E., 2025/34 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1 61... parselde ve tescil harici yerlerdeki taşınmazın zilyedi olduğunu, taşınmaz ve çevresinde .... Barajı kamulaştırma işlemleri yapıldığını ileri sürerek; taşınmazda bulunan ağaçların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “dava konusu 161 ada, 47 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, 21.10.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda davaya konu A harfi ile belirtilen 1.537.07 metrekarelik kısmın bağ olduğu, B harfi ile belirtilen 5.762.73 metrekarelik kısmın kavaklık olduğu, C harfi ile belirtilen 1.095.13 metrekarelik kısmın ceviz bahçesi olduğu ve orman taşınmazının sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı, buna göre 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre Kanunun belirlediği istisnalar dışında, ormanlarda yapı ve muhdesata izin verilemeyeceği ve muhdesat şerhi de konulamayacağı, Devlet ormanlarında yer alan ağaçlar yönünden muhdesat tespiti ve aidiyetine, kanunen yasaklanan eyleme hukuki geçerlilik kazandıracak ve muhdesata yasallık sağlayacak şekilde karar verilemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, “istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince “eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen kararda “davanın kısmen kabul-kısmen reddine” karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
4. Dairemizce “dava konusu 1 61... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu ve hükme esas alınan 21.10.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda da davaya konu muhtesatın 1 61... numaralı orman parselinin içinde kaldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman parseli üzerinde meydana getirilen muhdesata yasallık sağlayacak şekilde tespit kararının verilemeyeceği, davacı tarafından orman vasfındaki taşınmaz üzerinde yapılan muhdesatla ilgili açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “dava konusu 1 61... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu ve hükme esas alınan 21.10.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda da davaya konu muhtesatın 1 61... numaralı orman parselinin içinde kaldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman parseli üzerinde meydana getirilen muhdesata yasallık sağlayacak şekilde tespit kararının verilemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.