Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/393 K.2025/4872

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/393 📋 K. 2025/4872 📅 19.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/393 E.  ,  2025/4872 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3147 E., 2024/3235 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/399 E., 2024/478 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...’ın noterlikte düzenlediği vasiyetname ile üzerine kayıtlı bir kısım taşınmazlarını taraflara vasiyet ettiğini, ancak mirasçılardan mal kaçırma kastıyla hareket edildiğinden davacıların miras haklarına zarar verildiğini, vasiyet edenin akli melekeleri yerinde olmadığı sırada düzenlendiğini, ayrıca saklı paylarının ihlal edildiğini belirterek öncelikle vasiyetnamenin iptalini, uygun görülmediği takdirde tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; adli tıp raporu dikkate alındığında, davacıların miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı iddiasını ispatlayamadığı, vasiyetnamenin şekil şartlarına uyularak yapıldığının sabit olduğu, davalıların miras bırakan üzerinde dava konusu vasiyetnamenin yapılması sürecinde baskı yapmak, korkutmak, aldatmak gibi fiillerinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmiş; tenkis talebi yönünden ise; bilirkişi raporu uyarınca davacıların saklı paylarının ihlal edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde:
1. Kararın hatalı ve eksik inceleme ile verildiğini,
2. Adli tıp raporunu kabul etmediklerini, ne suretle düzenlendiği belli olmayan 03.02.2014 tarihli raporu esas aldığını, gerek davanın başında sundukları hastane raporları gerekse de murisin sağlığına dair dinlenen tanık beyanları nazara alındığında murisin akli melekelerinin zayıf ve yerinde olmadığının anlaşılacak nitelikte olduğunu, buna rağmen ne kadar sıhhatli olduğu tespit ve tahkik edilemeyecek nitelikteki sağlık evraklarına itibar edilmesinin hukuken mümkün olmayacağını, rapora yaptıkları itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini,
3. Vasiyet tanıklarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesi uyarınca yasaklılık hâllerinin araştırılmadığını,
4. Bilirkişi raporunda tarla niteliğindeki taşınmazların arsa niteliğindeki taşınmazlardan daha değerli olarak hesaplandığını, bu hesaba itiraz ettiklerini, taşınmaz değerlemelerinin hatalı yapıldığını, değer tespiti raporunun bilimsellikten, somut ekonomik ve piyasa koşullarından uzak olduğunu, bu raporu kabul etmediklerini, dosyada emsal alınan taşınmaz bulunmadığını, yapılar yönünden indirim oranlarının hatalı belirlendiğini, tarla ve ekilebilir arazi mahiyetindeki taşınmazlar üzerinde bulunan bitkilerin ve yıllık ürünlerinin hesaplamasının yapılmadığını, taşınmaz değerlemesinin üfe oranlaması ile yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile yapılan miras hisse oranlaması ve pay hesabının hatalı olduğunu, taşınmazların değerini tespit eden bilirkişilerce vasiyetname konusu taşınmaz değerinin düşük, diğer taşınmaz değerlerinin ise yüksek gösterildiğini, murisin diğer mal varlığını oluşturan taşınmazların hisseli oluşu, reel piyasada bu değerlere satılamayacağının da açık olduğunu, raporlara yönelik itirazlarının yerel Mahkemece değerlendirilmediğini ve yine bu itirazlarının değerlendirilmeyişinin sebebinin de gerekçeli karar da belirtilmediğini, hatalı raporlara göre hazırlanan tenkis raporunun da hatalı olduğunu, bu hâliyle hükme esas alınmaması gerektiğini, raporda... adına kayıtlı taşınmazların değerlendirmeye esas olarak alınmadığı ve hesaplamaya dâhil edilmediğinin bildirildiğini, oysa ki Mahkemece yapılan keşifte buraların da murise ait olduğunun tespit edildiğini, davaya konu taşınmazlardan bir tanesinin mirasçı olmayan ...'a vasiyet ile bırakıldığını, bu hâliyle vasiyetnamenin müvekkillerinin miras hakkını etkilediğini, eksik inceleme ile rapor hazırlandığını, tenkis raporuna karşı itirazlarının da değerlendirilmediğini ve gerekçesinin kararda gösterilmediğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.