Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/762 K.2025/4820

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/762 📋 K. 2025/4820 📅 18.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/762 E.  ,  2025/4820 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2888 E., 2024/2365 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/13 E., 2021/45 K.
Bozmaya uyularak verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşmalı olarak davacılar vekili, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacılar vekili Av. ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26 19... parsel sayılı tamamı .... Vakfı adına kayıtlı taşınmazın 26.03.1985 tarihli tapu tahsis belgesi ile davacılar murisi ... .....' a tahsis edildiğini, tahsis olunan taşınmaz üzerinde davacılara ait gecekondu olduğunu ve davacılar tarafından hâlen kullanıldığını, davacıların başvurusu üzerine davalı tarafça taşınmazın 1.040.000,00 TL bedelle satışına uygunluk verildiğini, tespit edilen değerin yüksek olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere keşif ve bilirkişi incelemesi ile bedelin tespiti ile depo edilmesini, davalı adına kayıtlı olan hisselerin iptali ile davacılar adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazın tamamı 1.040.000,00 TL bedeli karşılığında .... Meclisinin 24.09.2018 tarihli ve 479/439 sayılı kararı ile tashihen satışının uygun görüldüğünü ve yazının davacılar vekiline tebliğ edildiğini ancak davacıların satın alma işlemini yapmayarak görülmekte olan davayı açtıklarını, davalı İdarenin yargılama masrafları ile sorumlu olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmadığını, davacılar tapu tahsis belgesi almak için başvuruda bulunmadığından usul ve yasaya aykırı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/13 Esas, 2021/145 Karar sayılı kararı ile 26 19... parsel sayılı taşınmazın .... Vakfı adına kayıtlı olan hissesinin iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu ve .... Vakfı adına kayıtlı olan taşınmaz hissesi için depo edilen 1.040.000,00TL’nin karar kesinleştiğinde nemaları ile birlikte .... Vakfını temsil eden davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2021/1889 Esas, 2023/590 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazda 0,349207 (9034,9207) oranında ... kesildiği, bu miktarın tahsis belgesindeki metrekareden düşülmesi ve kalan miktar taşınmaz bedelinin depo edilmesi gerekirken Mahkemece taşınmazın tamamı için bedel depo ettirilerek tamamının tapusunu iptalinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle; 26 19... No.lu parselin 13000 pay kabul edilerek 4344/13000 payının iptali ile (43,44 m²) davacı ...'ın 16.06.2022 tarihinde öldüğünden ..... Noterliğinin 29.06.20 22... yevmiye No.lu mirasçılık belgesi uyarınca terekesi 4 pay kabul edilerek mirasçıları ..., ..., ..., ... adına 1'er pay miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 4344/13000 payının iptali ile (43,44 m²) ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 4312/13000 payın (43,12 m²) ise davalı...Vakfı adına tesciline, dava konusu ve .... Vakfı adına kayıtlı olan taşınmaz hissesi için belirlenen ve depo edilen 1.040.000,00 TL’nin karar kesinleştiğinde nemaları ile birlikte ..... Vakfını temsil eden davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 21.05.2024 tarihli ve 2023/3777 Esas, 2024/2786 Karar sayılı kararında; tapu tahsis belgesine konu miktardan ... indirimi yapılarak tapu iptal ve tescile hükmedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamakta ise de ... indirimi yapılarak tescil hükmü kurulmasına ve bu kesinti sonucu tescile karar verilen miktar itibariyle taşınmaz değerinin depo edilmesi gerektiği gerekçede belirtilmesine rağmen, gerekçe hüküm çelişkisi oluşturularak taşınmazın tamamı için depo edilen bedelin davalı İdareye ödenmesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu; öte yandan İlk Derece Mahkemesi kararını davacı taraf istinaf etmediğine göre, kararı istinaf eden davalı İdare aleyhine harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin yüklenmesinin de usul ve yasaya uygun olmadığı açıklanarak karar bozulmuş, bozma nedenine göre ise sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2981 sayılı Kanun'un 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (...) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; iki kez ... kesilmesinin doğru olmadığını, 130 m² hisse üzerinden rayiç bedelin depo edilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; taşınmaz için hesaplanan bedelin hatalı hesaplama sonucu düşük belirlendiğini, davalının dava açılmasına sebep olmadığını, davacının ödemesi gereken bedeli kaçındığını dava açıldıktan sonra ödendiğinin dikkate alınarak yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini, belirlenen rayiç bedelin 2018 yılına göre belirlenip daha sonra hiç güncellenmediğini, faiz de işletilmediğini ve ancak 2020 yılında depo edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yargılama sırasında taşınmazın tamamı için belirlenen bedel üzerinden davacı tarafça depo edilmiş olup, taşınmazdan ... indirimi yapılarak tescil hükmü kurulmasına karar verildiğinden bedelin de iptaline karar verilen kısım yönünden hesaplanması doğru ise de hesaplamada hata yapıldığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; davaya konu taşınmazın tamamı 1 30... olup, taşınmazın metrekare fiyatı 8.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre taşınmazın tamamı (1 30... .000,00) 1.040.000,00 TL olarak tespit edilip, bu bedel depo edilmişse de davacılar adına tesciline karar verilen 86,88 m²'ye denk gelen (86, 88... .000,00) kısım yönünden bedel, 695.040,00 TL olduğu hâlde hükümde hatalı olacak şekilde 686.400,00 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmesi ve hükümde iade edilecek bakiye bedelin de 344.960,00 TL olması gerekirken 353.600,00 TL olarak belirtilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; davacı tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunmakta ise de, dava tarihinden önce davalı İdarenin 23.10.2018 tarihli yazısı ile dava konusu paya ilişkin bedelin 1.040.000,00 TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından bedelin ödenmesi durumda taşınmaz devrinin gerçekleştirileceğinin bildirildiği ancak, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadan eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın rayiç değeri olarak belirlenen 1.040.000,00 TL bedelden ... düşülmek suretiyle idare lehine depo edilmesi üzerine tapu iptali ve tescil hükmü kurulduğu ve karşılıklı edimleri içeren sözleşmede bir tarafın kendi edimini yerine getirmeden diğer tarafın edimini yerine getirmesi beklenemeyeceği gözetildiğinde davalı İdarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez. Böyle bir durumda davalı İdare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de isabetsizdir.
VI KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
Davalı İdare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.