Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3590 K.2025/4817
7. Hukuk Dairesi 2025/3590 E. , 2025/4817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1012 E., 2025/1092 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/108 E., 2024/327 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ün evli olduğunu, davalı ...'ün müvekkilinin rızası olmadan davalı ... Katılım Bankası lehine... Yapı İnşaat PVC Makina Metal Orman Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... PVC Metal İnşaat Makina Orman Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçları için 19 21... parselde kayıtlı 14/74 arsa paylı 4. Kat 6 No.lu daire üzerinde 500.000,00 TL bedel ile 1. derecede ipotek tesis ettiğini, ipotek maliki ile ipotek borçlusunun farklı kişiler olduğunu, müvekkilinin eşi ...'ün bu şirketler ile ilgisinin bulunmadığını ve hatır amaçlı olarak bu teminat ipoteğini verdiğini belirterek müvekkilinin eşi olan davalı ... adına kayıtlı bulunan ve müvekkilinin rızası olmadan... Katılım Bankası lehine 500.000,00 TL bedel ile 1. derecede tesis edilen 19 21... parselde kayıtlı 14/74 arsa paylı 4. Kat 6 No.lu daire üzerindeki ipoteğin iptali ile terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
1. Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın İstanbul ili, .... ilçesinde olması nedeniyle İstanbul ... Aile mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava açılırken yatırılması gereken nispi harcın eksik olduğunu, davacının yazılı muvafakati ile taşınmazın müvekkili banka lehine ipotek edildiğini, davacının muvafakat etmediğine ilişkin iddialarının gerçek olmadığını, davacının 25.07.2014 tarihli yazılı muvafakatname ile banka personeli huzurunda beyanda bulunup imzaladığını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dâhili davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin kaldırılmasına yönelik şartların dosyada bulunmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararda her ne kadar aradaki ilişkinin kefalet ilişkisi olmadığı, bu nedenle ipotek tesisi için eşin rızasının da aranmayacağı ifade edilmişse de müvekkilin eşi ...'ün kefil olduğunun dosyada yer alan ipotek belgesinden açıkça anlaşıldığını, ipotek belgesinden de açıkça anlaşılacağı üzere ipotek maliki ile ipotek borçlusu farklı kişiler olup müvekkilin eşi malik ...'ün bu şirketler ile bir ilgisi bulunmadığını, hatır amaçlı olarak bu teminat ipoteğini vermiş bulunduğunu, satış akit tabloları ve ipotek resmî senetlerinde de ipotek veren sıfatı haricinde borçlu olarak geçtiğini, müvekkilin eşi borçlu ve kefil olarak geçtiğinden kefalet hükümlerinin uygulama alanı bulacağını belirterek kararın bozulmasını talep ve dava etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.