Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1070 K.2025/4815

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1070 📋 K. 2025/4815 📅 18.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1070 E.  ,  2025/4815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3089 E., 2024/3173 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sungurlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/255 E., 2024/312 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; murisleri olan ...’in 20.05.2014 tarihinde vefat ettiğini, terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan .... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; borçlu muris ...'in kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığını ve borçlarını ödemediğini, mirasın hükmen reddi davası açılabilmesi için miras bırakanın terekesinin borca batık olması gerektiğini, ancak terekenin aktif ve pasif miktarının tespit edilmediğini ve terekenin borca batık olduğunu gösteren herhangi bir resmî yerden belge de alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..... Bankası A.Ş. vekili tarfından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; reddi miras süresi geçen mirasçıların açtığı davanın haksız, iyiniyetten uzak ve hukuka aykırı olduğunu, davacılar borcu ödemeden imtina etmek için huzurdaki davayı açtığını, bu dava ile borçtan kurtularak müvekkil bankayı zarara uğratmaktan başka bir maksadı bulunmadığını, mirasın hükmen reddi davası için öncelikle miras bırakanın borca batık olması gerektiğini, terekenin aktif ve pasif miktarı tespit edilmemiş veya terekenin borca batık olduğunu gösteren herhangi bir resmî yerden belge alınmadığını, yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacı taraflar iddiası ispatlanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, miras bırakanın ödemeden aczi tespit edilirken mirasçıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı şekilde mirası zımnen kabul etmiş duruma düşmüş olmadıklarının da ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; terekenin borca batık olduğu iddiasına dayalı mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Dava, 4721 sayılı Kanun'un 605/2 hükmü gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Mirasçılar 4721 sayılı Kanun'un 610. maddesinde yazılı aykırılıklar bulunmadıkça yani zımnen miras kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. 4721 sayılı Kanun'un 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz.
Somut olaya gelince; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması, takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüte neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Mahkemece murisin taşınmaz kaydı olup olmadığı ilgili Tapu Müdürlüklerinden sorulmuş ise de; ölüm tarihi itibariyle bu araştırma yapılmamış, ayrıca bankalara yazılan müzekkerelerde de ölüm tarihi itibariyle araştırma yapılması istenmemiştir. Öte yandan murisin şirket hissedarı olması nedeniyle takip yapıldığı belirtilmiş; murise ait alacağın bulunup bulunmadığının tespiti açısından murisin şirket ortağı olup olmadığı ve ölüm tarihi itibariyle bu ortaklıktan bir alacağının doğup doğmadığı tespit edilmemiştir.
Yapılan araştırmalar sonucu terekenin aktifinin pasifini karşılayamadığı tespit edilse dahi 4721 sayılı Kanun'un 610/2 hükmüne göre terekeyi sahiplenen mirasçıların mirası reddetme hakkı bulunmadığından davacı mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadıkları da araştırılmalıdır. Terekenin ve davacının durumu net olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. 15 45... parsel sayılı taşınmazın 09.06.2015 tarihinde, 12 11... parsel ile 14 97... parsel, 21... numaralı bağımsız bölümlerin ise 14.07.2014 tarihinde davacılar adına intikal sebebiyle elbirliği mülkiyeti olarak tescil ettirildiği anlaşıldığından, bu hisselerin davacılara murisleri ...’ten mi geldiği araştırılmamıştır. Mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığına dair yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hükmün bu sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.