Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/690 K.2025/4878
7. Hukuk Dairesi 2025/690 E. , 2025/4878 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/19 E., 2024/2625 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/347 E., 2023/746 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 13.05.2014 tarihinde davalıdan satın aldığını, davalının o tarihten bu yana taşınmazı işgal ettiğini ileri sürerek davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda başkasının oturduğunu, husumete itiraz ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu bağımsız bölümü 13.05.2014 tarihinde davalı ...'dan satın aldığı, her ne kadar bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda ...'in ikamet ettiği bildirilmiş ise de ...'in, davalı ...'ın eşi ...'ın eski eşinden çocuğu olduğunu, davacı ile davalı arasında yasal ve geçerli bir kira akdinin bulunmadığı, davalı tarafın fuzuli işgalci konumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda üvey oğlunun kaldığını davalının da kabul ettiği, bu durumda taşınmazı kullanmaya devam ettiğinin sabit olduğu, davalıya yapılan tebligatın da dava konusu taşınmazda yapıldığı, öte yandan davalı istinaf aşamasında taşınmazın kendisine ait olduğunu belirterek inanç iddiasında bulunmuş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357. maddesi gereğince yargılama aşamasında ileri sürülmeyen yeni vakıaların istinaf aşamasında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazda eşinin eski eşinden olan çocuğunun oturduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava açmak için neden 2014 yılından beri beklediğini açıklamadığını, kendisinin uzun süredir Karabük İlinde yaşadığını, taşınmazın belirlenen değerini de kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 90. maddesine göre; ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde ise, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmektedir.
Kural olarak, el atmanın önlenmesi davasında husumetin, taşınmaza hukuki ve fiili olarak elatan kişiye yöneltilmesi gerekir. El atma olgusunun ispatı ve elatanın da davalı kişi olduğunun ispatı davacı tarafa aittir.
Somut olayda, davalı cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazı kendisinin kullanmadığını savunmuştur. Dava konusu taşınmazın doğalgaz aboneliğinin davalı üzerine olması taşınmazı fiilen kullandığını göstermez. Bölge Adliye Mahkemesi kararında dava dilekçesinin dava konusu taşınmazda tebliğ edildiği gerekçesiyle taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı kabul edilmiş ise de tebligatta davalının orada oturduğuna dair beyan bulunmadığından davalının elattığı kabul edilemez.
O hâlde, Mahkemece dava dilekçesinde belirtilen tanık delili doğrultusunda davacı tarafa uygun süre verilerek tanıklarının bildirilmesi istenmesi, bildirdiği takdirde dava konusu taşınmaz başında dinlenerek şüpheye yer bırakmayacak şekilde taşınmazın kim tarafından kullanıldığı tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.