Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/766 K.2025/4789

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/766 📋 K. 2025/4789 📅 17.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/766 E.  ,  2025/4789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/144 E., 2024/2574 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/200 E., 2020/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile anneleri bir, baba ayrı kardeş olduklarını, kendisi ile uzun yıllar birlikte ticaret yaptıklarını ve ortak kazanımları neticesinde 10 06... parsel ve 10 06... parsel sayılı taşınmazları 23.12.1996 tarihinde davalı ile birlikte satın aldıklarını, ağabeyi olması sebebi ile kendisine olan güveninden taşınmazları tapu nezdinde davalı ağabeyi üzerine tescil ettirdiklerini, 2004 yılında ise davalı ile işlerini ayırmaya karar verdiklerini; davacının, müdürlük yetkisini bırakarak ve fiilen taşınmazı kendi aralarında paylaşarak kendisine düşen bölümde hayatına devam ettiğini, davalının özel nedenlerle 18.03.2005 tarihinde davaya konu taşınmazları üçüncü kişi, kendisinin de tanıdığı ...'a tapuda devrettiğini, ancak bu devrin gerçek anlamda bir satış olmadığını, ...'ın hiçbir zaman bu taşınmazları kullanmadığını, davalı ile kendisinin değişen hiçbir şey olmadan eskisi gibi aralarındaki fiili taksime göre taşınmazları işyeri olarak ve hatta davacının bir bölümünü ise ev olarak kullanmaya devam ettiğini, 2016 yılının sonuna kadar kullanımlarının bu şekilde devam ettiğini, ...'ın olası problemlere karşı kendisine kiralama yetkisini içerir vekâletname verdiğini ve kendisinin bu vekâletnamedeki yetkiye dayanarak payına düşen taşınmazları kiraya verdiğini, davalının taşınmazı tapuda 11.07.2013 tarihinde ...'tan geri aldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 21... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesi davalı, 1/2 hissesi davacı adına olacak şekilde tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasını yaklaşık ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, yazılı delil olmadığını, davacının şirkete göstermelik olarak ortak olduğunu, taşınmaz bedellerinin davalı tarafından ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını ispata yarar herhangi bir belge ibraz edemediği, yemin deliline dayanmadığını beyan ettiği, böylece davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yazılı delil başlangıcı sunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesinin uygulanamayacağı, davacının yemin deliline dayanmayacağı yönünde dilekçe sunduğu, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 203. maddesi kapsamında kardeş olmaları gözetilerek tanıklarının dinlenmediğini, yazılı delil başlangıcı olacak mektubun dikkate alınmadığını, kira sözleşmelerinin dikkate alınmadığını, ... tarafından verilen vekaletnamenin dikkate alınmadığını, bunların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.