Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/964 K.2025/4784
7. Hukuk Dairesi 2025/964 E. , 2025/4784 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/789 E., 2024/1994 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/233 E., 2021/437 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; 10.03.2015 tarihinde ölen muris babaları ...'in ölmeden önce emekli maaşından başka gelirinin bulunmadığını, intikal eden emekli maaşından kesinti yapılması sebebi ile dava konusu borçların varlığını öğrendiklerini, murisin terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek, mirasın hükmen reddedildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, murisin ... Tekstil Giyim Sanayi ve Ltd. Şti.'nin yöneticisi ve ortağı olduğunu, Şirketin ödenmeyen prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri gereğince şirket yöneticisi ve ortakları aleyhine müvekkil İdare tarafından icra takibi başlatıldığını, davacılardan ...'un 1999/ 03... /06 dönemleri arasında şirkette ortak ve .... olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte muris ...'in söz konusu Şirketin ortak ve yetkilisi olduğu dönemlerde tahakkuk eden ve takibe başlanan prim borcundan mirasçı olarak ... ... ve diğer mirasçıların sorumlu olduğunu, maaş kesintileri ile ilgili herhangi bir usulsüz işlem bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Müdürlüğü tarafından davaya cevap verilmemiş, 13.05.2016 tarihli müzekkere cevabında; muris ...'in İdareye ... Tekstil Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu dönemlere ait vergi aslı ve gecikme zammından kaynaklı toplam 135.202,15 TL borcunun bulunduğunu, davacılardan ...'in ise aynı şirkette ortak olduğu döneme ait vergi borcunun faizleriyle birlikte 2.479,87 TL olduğu belirtilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2019/233 Esas, 2021/437 Karar sayılı kararı ile "...bankalardan, belediye başkanlıklarından, tapu sicil müdürlüklerinden miras bırakanın mal varlığının araştırıldığı, istinaf kararında belirtildiği şekilde davaya dâhil edilmeyen alacaklıların davaya dâhil edildiği, miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle aktifinin, Balıkesir'de bulunan taşınmazın değeri olan 92.680,00TL ile .... Bankası'ndaki 6,08 TL olmak üzere toplam 92.686,08 TL, borçlarının toplamının ise 473.735,00 TL olduğu, ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğu, davacılardan ... ...'in davasını takipsiz bırakılması sebebiyle açtığı davanın tefrik edildiği..." gerekçesiyle "...davacılar ... ... ile ...'in murisi ...'in taleplerinin kabulü ile muris terekesinin ölüm tarihinde borca batık olduğunun tespitine, davacılar ... ... ile ...'in mirası reddetmiş sayılmalarına..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Müdürlüğü vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2024 tarihli ve 2022/789 Esas, 2024/1994 Karar sayılı kararı ile "...davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf bavurusunun ayrı ayrı esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde yer alan nedenelere dayanarak;
a. Davanın kabulü kararının usul ve yasa hükümlerine göre doğru olmadığını,
b. Davanın davacılar tarafından hak düşürücü 3 aylık yasal sürede açılmadığını, davanın öncelikle bu nedenden reddedilmesinin gerektiğini,
c. Murise ait aktif ve pasif varlıkların Mahkemece yeterli şekilde incelenmeden hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu,
b.Re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istediğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 hükmüne dayanan mirasın reddi istemi süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).
2. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi hâlinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi hâlde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
3. Borcun, mirasbırakanın şahsi borcu değil, ortağı ve temsilcisi olduğu limited şirketin vergi borcu olduğunun anlaşılması hâlinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 22.7.1998 tarihli ve 4369 sayılı Yasayla değişik 35. maddesi hükmüne göre; limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun gereğince takibe tâbi tutulurlar. Aynı Kanun'a 25.05.1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanun'la ilave edilen mükerrer 35. madde hükmüne göre de; tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Şu hâlde açıklanan yasal hükümler gereğince, miras bırakanın; “ortağı” ve “temsilcisi” olduğu limitet şirketin, şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcundan, şirket ortağı olarak “koyduğu sermaye hissesi oranında” doğrudan doğruya; “temsilcisi” olarak da şahsi sorumluğu söz konusudur. Mirasbırakanın yasal mirasçısı olan davacılar hakkında, amme alacaklısı tarafından henüz takibe geçilmemiş olması, yasal mirasçıların borç tehdidi altında olmadıkları anlamına gelmez. Öyleyse, bu işten anlayan bilirkişi veya bilirkişiler eliyle; mirasbırakanın, “ortağı” ve “yasal temsilcisi” olduğu limited şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketin aktif ve pasifinin saptanması ve mirasbırakanın şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu suretle belirlenmesi; amme alacağının şirketin malvarlığından tamamen tahsili mümkün ise; bu hâlde davacıların borca batıklığın tespiti istemekte hukuki yararlarının bulunmayacağı gözetilerek isteğin reddedilmesi; değil ise, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla tespit edilen terekesi aktifinin, borcu karşılamaya yeterli olmaması hâlinde isteğin kabulüne karar verilmesi gerekir.
4. Somut olaya gelince; davalı Kurum tarafından dosyaya gönderilen ödeme emrinde muris ...'in .... Tekstil Giyim Sanayi ve Ltd. Şti.’nin ortağı ve şirket yetkilisi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece limited şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak Şirketin aktif ve pasifinin saptanması ve devamında yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapmadan hüküm tesis edilmesi hatalıdır.
5. Ayrıca mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirleneceğinden, Mahkemece bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlar nezdinde yapılacak araştırmanın murisin ölüm tarihi belirtilerek yapılması gerekirken müzekkerelerde ölüm tarihinin belritilmediği; muris hakkında trafik tescil müdürlüğü nezdinde ve şirket mal varlığı hakkında araştırmanın yapılmaması da doğru görülmemiş, eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeni ile kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Müdürlüğü vekili ile davalı .... Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.