Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/948 K.2025/4783
7. Hukuk Dairesi 2025/948 E. , 2025/4783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1842 E., 2024/2858 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/331 E., 2022/297 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi'nde yer alan 21 84... parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının müvekkillerinin amcası muris .......'ya ait olduğunu, dava konusu taşınmaza İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.1990 tarihli ve 1990/708 Esas, 1990/747 Karar sayılı kararı ile .... .... kayyım olarak atandığını, taşınmazın kayyımla 10 yıllık idare süresi dolduktan sonra ... tarafından gaipliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.2008 tarihli ve 2005/163 Esas, 2008/162 Karar sayılı kararı ile malikin kimlik bilgilerinin tespit edilemediği ve mirasçılarının bulunamadığı gerekçesiyle dava konusu payın .... adına tesciline karar verildiğini, müvekkillerinin mirasçılıklarının Maliye Hazinesinin taraf olduğu İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1660 Esas ve 2019/1694 Karar sayılı hasımlı veraset ilâmı ile sabit olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 1/4 payının davalı .... adına yapılan tescilinin iptali ile mirasçı sıfatıyla müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında bedel isteminin zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2021/331 Esas, 2022/297 Karar sayılı kararı ile "...davacıların dayandığı veraset ilâmı uyarınca davacıların taşınmazda paydaş olan ... 'nın mirasçıları oldukları, bu nedenle mirasın mirasçılarına geçmesi gerekirken ... adına tescil edilmesinin yolsuz tescil niteliğinde bulunuduğu..." gerekçesiyle "...davanın kabulüne, muris ... 'dan gelen 1/4 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile iptal edilen hissenin veraset ilâmındaki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli ve 2024/1842 Esas, 2024/2858 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmazın kadastro tutanaklarına dayanak tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın kök kaydının intikalden ... ve kız kardeşleri ... ve.... adına kayıt edildiği, bu kayıtların davacıların murisi ... .... ile uyuştuğu, hasımlı veraset ilâmı uyarınca davacıların mirasçı olduğu..." gerekçesiyle "...davalı .... vekilinin istinaf talebinin esatan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Eksik inceleme ve araştırma neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini,
2. Dava dosyasına davacılar tarafından hasımlı veraset ilâmı sunulmuş ise de; tapu iptali ve tescile konu edilecek taşınmazın tüm tapu, kadastro ve evveliyatlı kayıtlarının celp edilerek veraseti sunulan kişi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olup olmadığının kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ispatlanması hususunun Yargıtay İçtihatlarında belirtildiğini, bu hususa ilişkin olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası açılarak bu davanın eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.