Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/33 K.2025/4686

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/33 📋 K. 2025/4686 📅 05.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/33 E.  ,  2025/4686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3005 E., 2024/3097 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşova Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/313 E., 2024/229 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Amasya ili, .... ilçesi, .... Köyü, 1 37... parsel sayılı mera parselinde 15.08.2018 tarihinde .... Mera Teknik Ekibi ve İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan incelemede; mera parselinin ... Köyüne içme suyu temin etmek amacıyla boru döşenmek suretiyle tahrip edildiğinin tespit edildiğini, .... ili Mera Komisyonundan herhangi bir izin alınmadığını, meraya zarar verildiğini ileri sürerek mera parseline müdahalenin önlenmesine, bu amaçla yapılan toprak üstü ve altındaki yapıların kâl'ine, kâl masraflarının ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.370,30 TL meranın yeniden tesis maliyetinini zararın oluştuğu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili; 31.03.2023 tarihli dilekçesi ile zarar yönünden talebini 392.830,10 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı ... Köyünün kadim merası olduğunu, kadim hakka ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararlarının olduğunu, kadim meralarından su çıkarmak için ayrıca tahsis kararına ihtiyaç olmadığını, meranın tahrip edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; göze olarak adlandırılan suyun çıktığı alanda boruların döşenmiş olduğu, döşenen borular ile hem yayla parselinin hem de orman parselinin tahrip edildiğinin tespit edildiği, aldırılan teknik bilirkişi ek raporunda da toprak üstü ve altında yapılan kâl'i, meranın yeniden ıslah edilmesi için gerekli tazminat miktarının toplamda 392.830,10 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli, itirazları karşılar nitelikte olduğu, .... Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından içme suyu hattının yapılması işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun kesinleşmiş Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararı ile sabit olduğu, bu hâli ile yapılan işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, yaylaya haksız müdahalenin keşif tarihinde dahi devam ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle Amasya ili, ... ilçesi, .... Köyü 1 37... parsel sayılı "yayla" vasıflı taşınmaza bilirkişilerinin raporuna ekli krokide kırmızı renkte "A" harfi ile gösterilen 641.35 m²'lik, "B" harfi ile gösterilen 811.74 m²'lik, "C" harfi ile gösterilen 574.41 m²'lik ve "D" harfi ile gösterilen 7551.77 m²'lik kısımlarına davalı .... Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yapılan müdahalelerin men'ine, bu kısımlardaki yapıların kâl'ine, dava konusu edilen taşınmaza yönelik kâl giderleri ile ağaçlandırma ve mera ıslah gideri olan toplam 392.830,10 TL'nin haksız eylemin gerçekleştiği tarih olan 15.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Köylere Hizmet Götürme birliğinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kabul kararının isabetli olduğu, davalı istinaf başvurularının yerinde olmadığı, ancak harç kamu düzenini ilgilendirmekle, el atılan yer miktarın 9.579.27 m² olup bu yerin dava tarihindeki zemin değerinin bilirkişi raporuna göre 9.579, 27... .12 TL=96.942,00 TL olmakla, taşınmazın tümüne el atma varmış gibi 11 dönüm üzerinden dava değerinin bulunması isabetsiz olduğu, toplam dava değeri el atılan yer zemin değeri 96.942,00 TL ve yayla vasıflı taşınmazın eski hâle getirilme bedeli 392.830,00 TL toplamı 489.772,00 TL üzerinden harç alınması gerektiği, ayrıca toplam 2.995,57 TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı bir şekilde 1.000,00 TL masrafın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; isale hattının yapıldığı 2018 tarihinde, mera komisyon kararı olmadığını, tahsis kararının alınmadığını, mera alanından fer'i müdâhil ... Köyünün kadim yararlanma hakkı olduğunu, Mera Komisyon Kararı 2022 tarihli olup tahisise yönelik iptal davası açıldığını, bu davanın devam ettiğini, bir köyün kadim yaylası içinde kullanımında olan su için tahsis kararı aranmayacağını, idare mahkemesi kararı dayanak yapılarak verilen kararın hatalı olduğunu, ayrıca 21.000 dekarlık yerin 6.000 dekar alanının Tokat Valiliğine ait olduğunu, bu miktar yönünden davacının dava açma hakkı bulunmadığını, mera ıslah gideri ve zararın bilirkişi raporlarunda hatalı hesaplandığını, orman parselleri içinde kalan kısım hakkında dava hakkının Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, verilen kararla ... Köyünün içme suyunun engellendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mera parseline el atmanın önlenmesi, mera parseli üzerindeki yapıların kâl'ine ve meranın eski hâle getirilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda taraf ve Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilâmın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilâmda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.
Somut olayda açılan davada, davalı tarafından fer'i müdâhil .... Köyüne su temin edilmesi maksadıyla davaya konu mera parseline boru döşenmek suretiyle el atıldığı, merada tahribat yapıldığı iddia edilerek el atmanın önlenmesi, yapıların kâl'i ve eski hâle getirme tazminatı talep edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, bilirkişi raporlarına dayanılıp hüküm tesis edilmiş ise de, alınan bilirkişi raporlarının hükme elverişli olmadığı ve davalı tarafın itirazlarını karşılamadığı açıktır. Şöyle ki, bilirkişi raporunda A, B, C ve D harfleri ile krokide gösterilen toplam 9.579,27 m² alana el atıldığının belirtilmesine rağmen yaklaşık 11.000 m²'lik alan yönünden yeniden ağaçlandırma ve mera ıslah bedelinin hesaplandığı, bu hususta raporda dava konusu alanın yüz ölçümü hususunda çelişkinin oluştuğu, yine bilirkişi raporunda zarar kaleminin bozulan orman ve mera alanının ağaçlandırma ve ekim bedeli olarak ifade edildiği, fakat dava konusu yerin sadece 1 37... sayılı mera parseli olduğu, orman alanına yönelik açılan bir davanın olmadığı, bunun dışında müdahale nedeni ile bir ağaç kesimi yapıldığı iddia edilip kanıtlanamadığı hâlde ağaçlandırma gideri altında tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de; Mahkemece bilirkişi raporunda gösterilen yerlerdeki su borularının kâl'ine dair hüküm kurması yerinde ise de, 2004 sayılı Kanun'un 30. maddesine aykırı olacak kâl giderinin hesaplanıp hüküm altına alınması da doğru değildir.
O hâlde Mahkemece, davaya konu mera parselinde zarara uğrayan alanın yüz ölçümünün net bir şekilde belirlenerek mera ıslah bedelinin denetime elverişli şekilde hesaplanıp bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.