Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/856 K.2025/4698
7. Hukuk Dairesi 2025/856 E. , 2025/4698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1663 E., 2025/22 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/330 E., 2022/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 474 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, söz konusu taşınmazın hemen bitişiğindeki tarla müvekkiline ait olduğundan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u gereğince ön alım hakkı bulunduğunu, satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini ileri sürerek dava konusu 474 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şartları oluşan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu 474 parsel (yeni 1 02... parsel) sayılı taşınmazın toplam 7.797,83 m² yüz ölçümlü olup tapuda "tarla" vasfında olsa da bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere taşınmaz üzerinde çeşitli türde-muhtelif yaşlarda zeytin ve meyve ağaçları bulunduğu, taşınmazın fiilen dikili tarım arazisi olarak kabulünün gerektiği, 5403 sayılı Kanun'un 8/3 hükmünde de dikili tarım arazilerinde asgari büyüklük 0,5 hektar (5.000 m²) olarak düzenlendiğinden somut olayda dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun’un 8. maddesinde belirtilen asgari tarımsal arazi büyüklük miktarı ile hedeflenen miktarın üzerinde olduğu, bu taşınmaz hakkında önalım hakkının kullanılması için haklı bir sebep bulunmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kanun'un ve kuralın somut olaya uygulanmasında hataya düşüldüğünü, emsal gösterilen Yargıtay kararına karşı Mahkemenin direnmesi üzerine farklı gerekçe ile bozma yapıldığını, kaldı ki emsalde arazi büyüklüğünün çok daha fazla olduğunu, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün sağlanıp sağlanmadığı konusunda yeni bir araştırma yapılmadığını, Kanun’un asgari tarımsal arazi büyüklüğü şartı aramadığını, bu düzenlemenin taşınmazların bölünmesini engelleme amacı taşıdığını, davacı taşınmazının asgari büyüklüğü sağlamadığını, davalı taşınmaz eklendiğinde bu büyüklüğe ulaşılacağını, Bölge Adliye Mahkemesince Kanun amacına aykırı hareket edildiğini,
2. Davacının Kanun'un aradığı tüm şartları taşıdığını, aksine davalının kanundaki asgari tarımsal arazi büyüklüğü şartından faydalanarak taşınmazı tarım dışı kullanma amacında olduğunu, taşınmaza havuz ve su deposu yapıldığını, Tarımı Koruma Kanun'u ile davalının tarım dışı kullanımının desteklendiğini, bu durumun çelişkili olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5403 sayılı Kanun’un 8/i hükmü gereğince ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Kanunda sınırdaş tarım arazisi sahibinin ön alım hakkının kullanılması için herhangi bir kriter öngörülmediği, tarımsal bütünlük ölçütünün birden fazla sınırdaş parsel malikinin ön alım hakkını kullanması durumunda değerlendirilmesi gerektiği Kanun'da açıkça yer aldığından kararın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun kararına iştirak edemiyorum.