Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4978 K.2025/4694

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4978 📋 K. 2025/4694 📅 05.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4978 E.  ,  2025/4694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/200 E., 2022/191 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ...'ün 2009 yılında öldüğünü, murisin ticari şirketi olan... İnşaat Limited Şirketinden kaynaklı borcu nedeniyle davalı Vergi Dairesince tarafına 18.09.2014 tarihli ödeme emri gönderildiğini, murisin borcu bulunduğu hâlde aktif malvarlığının bulunmadığını ileri sürerek, terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasçıların murisin külli halefi konumunda olup, vergi borcundan mirasçıların aslen sorumlu olduğunu, murisin aktif ve pasifinin resmen ve açıkça tespit edilmesi ve mirasın kabul edilmemiş olması gerektiğini; ayrıca Mahkemece aksi kanaatle karar verilmesi hâlinde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.10.2015 tarihli ve 2015/272 Esas, 2015/412 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarihli ve 2016/10544 Esas, 2019/5220 Karar sayılı karar ile; murisin borcunun şirketten kaynaklı olduğu hâlde şirket ve murisin .... Vergi Dairesi Müdürlüğünde hayvansal gübre ilaçlama işinden mükellefiyet kaydının bulunduğunun araştırmasının yapılmadığını, araç bilgilerinin araştırılmadığını ve kabule göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda karar başlığında yer verilen karar ile; şartları oluştuğundan davanın kabulü ile davacının murisi ...'ün terekesinin ölüm tarihi itibariyle borca batık olduğunun tespiti ile davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 605/2 hükmü gereğince mirası hükmen reddettiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Mirasçıların murisin vergi borcundan aslen sorumlu olduklarını,
2. Mirasın kabul edilip edilmediğinin araştırılmadığını,
3. Mirasın hükmen reddinde batıklığın resmen tespit edilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarihli ve 2016/10544 Esas, 2019/5220 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş olup, bozmaya uymakla usuli kazanılmış hak doğacağından bozma ilâmı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması gerekirken, ne var ki bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 hükmünde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır
" düzenlemesi yer almaktadır.
4721 sayılı Kanun'un 605/2 hükmüne dayanan mirasın reddi istemi süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (4721 sayılı Kanun'un 605/2 hükkmü). İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi hâlinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi hâlde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca 4721 sayılı Kanun'un Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2 hükmü gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekâletname sunulması zorunludur. Davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmemeleri, bilmelerinin de mümkün olmaması, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verilmesi durumlarında, yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez (4721 sayılı Kanun'un 610/2 hükmü).
Dosya içeriğinden borcun, murisin şahsi vergi borcu değil, ortağı ve müdürü olduğu .... Makine Tekstil İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borcu olduğu anlaşılmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 22.7.1998 tarihli 4369 sayılı Kanun'la değişik 35. maddesi hükmüne göre; limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun gereğince takibe tâbi tutulurlar. Şu hâlde açıklanan yasal düzenleme gereğince, murisin; “ortağı” olduğu limited şirketin, şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcundan, şirket ortağı olarak “koyduğu sermaye hissesi oranında” doğrudan doğruya sorumluğu söz konusudur.
Murisin yasal mirasçısı olan davacı hakkında, amme alacaklısı tarafından henüz takibe geçilmemiş ise de bu durum yasal mirasçıların borç tehdidi altında olmadıkları anlamına gelmez. O hâlde bu işten anlayan bilirkişi veya bilirkişiler eliyle; murisin, “ortağı” olduğu limited şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketin aktif ve pasifinin saptanması, ayrıca şirketin bilançosu incelenerek murisin ölüm tarihinde şirketin piyasa rayiç değeri uzman bilirkişiler aracılığıyla tespit edilmesi bu suretle murisin şirketteki payı oranında öncelikle aktif mal varlığının belirlenmesi ve murisin şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu suretle saptanması, amme alacağının şirketin mal varlığından tamamen tahsili mümkün ise, davacının borca batıklığın tespitini istemekte hukuki yararının bulunmayacağı gözetilerek isteğin reddedilmesi, murisin ölüm tarihi itibarıyla tespit edilen terekesi aktifinin, borcu karşılamaya yeterli olmaması hâlinde isteğin kabulüne karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, Mahkemece muris ...'ün ölüm tarihi itibariyle terekesindeki aktif ve pasifinin denetime elverişli şekilde yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ortaya konulması gerekmektedir. Borç, murisin şirket ortağı ve yetkilisi olmasından kaynaklanan vergi borcudur. Dosya içerisine 5 Ocak Vergi Dairesinden gelen 02.12.2014, 06.05.20 15... .03.2021 tarihli yazı cevaplarında, murisin borç miktarları yönünden çelişkiler bulunmaktadır. Mahkemece, bu çelişkiler giderilmeden ve muris mirasçılarının terekeyi kabullenme anlamına gelecek davranışlarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.