Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2634 K.2025/4646

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2634 📋 K. 2025/4646 📅 04.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2634 E.  ,  2025/4646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/79 E., 2023/980 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/867 E., 2020/555 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ... ...'nun davalıdan 11 29... parselde kayıtlı toplam 299 m² tarlayı 1976 yılında bedelini ödeyerek haricen satın aldığını, taşınmazı ev avlusu ve bahçe olarak kullandıklarını, taşınmaza bir kısım ağaçlar da diktiklerini, müvekkillerinin zilyetliğinin fasılasız ve nizasız bir şekilde bugüne kadar devam ettiğini, davalı tarafın tapuyu devredeceğini söylemesine rağmen tapuyu devretmediğini belirterek taşınmazın 299 m² tekabül eden hissenin iptali ile müvekkilleri adına veraset ilâmındaki hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul görmemesi hâlinde dava tarihi itibarıyla uyarlanmış güncel değerinin tespiti ile bu bedelin müvekkillerine miras hisseleri oranında davalıdan alınıp müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tapu iptali ve tescil davasının reddine, 11.720,85 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacılara hisseleri nispetinde ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine, davalıların istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kadastro tespitinden önceki sebebe dayalı olarak açıldığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin uygulanış biçimi hatalı olduğunu,10 yıllık hak düşürücü süre dava açma imkânı doğduktan sonra hesap edilmesi gerektiğini, dava konusu gayrimenkulün zilliyetliği satışla teslim edildiğini, alacak davasının reddinin gerekçesiz kaldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespiti sonrası, kesinleşme öncesi harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kanun’un “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” kenar başlıklı 12/3 hükmü; "Bu tutanaklardaki belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" şeklinde düzenlenmiştir.
Dava konusu 11 29... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 10 71... parsel sayılı taşınmazın öncelikle 26.12.1972 tarihinde yapılan kadastro tespiti ile dava dışı ... ... ve müşterekleri adına tespit edildiği, 02.04.1974 tarihli kadastro komisyon kararı ile tespit malikleri adına tescilinin uygun görüldüğü, askı ilan süresi içerisinde Hazine tarafından açılan tespite itiraz davası sonucunda Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.1978 tarihli ve 1976/826 Esas, 1978/540 Karar sayılı ilâmı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek taşınmazın tespit malikleri adına tapu kütüğüne hükmen 02.09.1987 tarihinde tescil edildiği, esasen aynı taşınmaz hakkında eldeki davada davacılar bayii olan ... ve arkadaşları tarafından 08.04.1970 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda Maraş Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.07.1971 tarihli ve 1970/131 Esas, 1970/236 Karar sayılı ilâmıyla taşınmazın satışına karar verildiği ve Mahkemece tapu müdürlüğüne yazılan 31.05.1974 tarihli müzekkere ile taşınmazın ... ve arkadaşları adına tescilinin talep edildiği, ancak tescilin gerçekleşmemesi üzerine daha sonra ... ve müşterekleri tarafından Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit öncesi nedene dayalı olarak 21.09.1987 tarihinde açılan dava sonucunda verilen ve 23.02.2001 tarihinde kesinleşen 11.11.1993 tarihli ve 1987/571 Esas, 1993/574 Karar sayılı karara istinaden hükmen ... ve müşterekleri adına tescil edildiği, eldeki davada davacıların taşınmazın 1976 yılında ...'dan satın alındığı iddiasına dayandıkları ve bu nedenle uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının kadastro tespitinden sonra haricen satın alma ve zilyetliğe dayalı tapu iptali-tescil davası ve birlikte terditli olarak açılan alacak istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin, müvekkillerinin murisi ... ...’nun 1976 tarihli sözleşme ile taşınmazın 299 m² payını davalıdan satın aldığını iddia ettiği, davacılar murisinin satın aldığını iddia ettiği tarihin kadastro tespiti sonrası, kesinleşme öncesi bir tarihe karşılık geldiğinden, bu davada 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde belirtilen hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.
Mahkemece 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.