Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4337 K.2025/4601

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4337 📋 K. 2025/4601 📅 03.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4337 E.  ,  2025/4601 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/525 E., 2024/458 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Antalya ili, .... ilçesi, .... Beldesi, 3 89... parsel sayılı taşınmazda davalılar ile birlikte hissedar olduğunu, taşınmazın davacı ve davalıların ortak murisi ... oğlu ...'ın 06.06.1983 tarihinde vefatı nedeniyle intikal ettiğini ancak çeşitli sebeplerden kendi aralarında taksim yapamadıklarını ileri sürerek taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim yolu ile, aksi takdirde satış yolu ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, açtıkları muhdesatın tespiti davasının sonucunun beklenmesini istediklerini bildirmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.01.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüyle, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 05.03.2020 tarihli kararı ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda, davanın kabulüne, Antalya ili, Alanya ilçesi, ..... Mahallesi, 3 89... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın, taşınmaz üzerinde yer alan tüm şerh ve yükümlülükler ile birlikte satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz üzerinde bulunan inşai ve zirai muhdesatın değerinin asıl değerinden düşük hesaplandığını, karşılaştırma yapılan emsal seçiminin yanlış olduğunu, benzer nitelik ve yüzölçümünde olmadığını, raporda emsalin eksik ve üstün yönlerine değinilmediğini, dava konusu yerin imar durumunun değer tespitinde gözetilmediğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi hâlinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat, arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibarıyla arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Somut olayda, Mahkemece hüküm fıkrasının 3. bendinde önce satıştan elde edilecek bedelin tapu kaydına ve veraset ilâmlarına göre paydaşlara dağıtılmasına, sonrasında ise taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın taşınmazın değerine oranı belirtilmek suretiyle, bu oranlarda paranın muhdesat sahiplerine verilmesine karar verilmek suretiyle hükümde çelişki meydana getirilmiştir. Bu husus kararın infazında tereddüt oluşturacağından çelişkinin giderilmesi için hükmün bozulması gerekmektedir.
Kabule göre de, ortaklığın satış yolu ile giderilmesi halinde harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin de satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda paydaşlara aidiyetine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/3 hükmü gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.