Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4772 K.2025/4600

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4772 📋 K. 2025/4600 📅 03.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4772 E.  ,  2025/4600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3022 E., 2025/925 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/371 E., 2022/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ve .....'nun terekesine temsilci olarak atandığı, mirasçılardan davalı ...'nun müvekkilinin haberi ve izni olmadan terekede bulunan bir kısım taşınmazları işgal ettiğini, davalıya bu konuda ihtarname gönderildiğini, davalının tereke temsilcisine herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının hâlen işgal ettiği taşınmazlar için ecrimisil hesaplanarak davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin haksız bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/590 Esas, 2009/966 Karar sayılı kararı ile mirasbırakana ait terekeye temsilci olarak atandığı, davalının dava konusu taşınmazlardaki yeri fiilen el atmak suretiyle kullandığı, daha önce açılan davaların bulunması sebebi ile intifadan men şartının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile toplamda 291.921,29 TL ecrmisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tereke temsilcisinin, mirasbırakan ... ve ... .... terekesine temsilci olarak atandığı, eldeki dava için kendisine yetki verildiği, davada tereke temsilcisi tarafından aynı zamanda mirasbırakanların mirasçısı olan ...'na karşı açıldığı, tereke temsilcisinin yasa gereği terekeyi üçüncü kişilere karşı temsilen mahkeme tarafından atanmış olduğu, eldeki dava yönünden tereke temsilcisinin aktif husumet ehliyetinin olmadığı, tereke temsilcisinin, mirasçıların kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda dava ve temsil ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. EK KARAR
Bölge Adliye Mahkemesi 09.07.2025 tarihli ek kararında; Dairece verilen kararın kesin olduğu, temyizi kabil nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361, 3 62... . maddeleri gereğince reddine karar vermiştir.
VI. EK KARAR TEMYİZİ
A. Ek Karar Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; kanun değişikliği nedeniyle temyiz kesinlik sınırının dava tarihine göre belirlenmesi gerektiğinde ek kararın hatalı bulunduğunu, sulh hukuk mahkemesinde eldeki davanın açılması için dava açma yetki ve izin kararı alındığından müvekkilinin aktif dava ehliyetinin bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının müvekkili lehine kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Ek karara yönelik temyiz incelemesinde; 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
2. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
3. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur.
4. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin temyiz başvurusunun kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi 12.06.2025 tarihli olup 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan değişikliğin Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinden sonra karar verildiğinden, temyiz kesinlik sınırının dava tarihi olan 17.08.2020 tarihine göre belirlenmesi gereklidir. Bu itibarla davacının ıslahla birlikte harçlandırdığı miktar olan 368.772,73 TL'nin,
2020 yılı itibariyle temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL'nin üstünde kalmaktadır. Bu hâlde belirtilen hükümler çerçevesinde davacının temyiz dilekçesi temyiz kanun yoluna tâbidir.
5. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
6. Yapılan inceleme sonucu, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan 12.06.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.