Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/4606

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/727 📋 K. 2025/4606 📅 03.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/727 E.  ,  2025/4606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1602 E., 2024/1958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/7 E., 2023/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 4 99... parselde kayıtlı taşınmazın maliklerinden ... (... torunu)’nin bulunamaması nedeniyle Kdz. Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/282 Esas ve 2012/646 Karar sayılı ilâmı ile 3561 sayılı Malmemurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereğince ....Müdürünün kayyım olarak tayin edildiğini, Kdz. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.12.2018 tarih ve 2011/1124 Esas, 2018/1211 Karar sayılı kararı ile 4 99... parselde kayıtlı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, satış ve yapılan paylaştırma sonucu hisselere isabet eden bedellerin .... Bankası Kdz. .... Şubesinde değerlendirildiğini, Kayyımla idare süresi 10 yılı aştığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588. maddesi gereğince; ... (... torunu) isimli kişilerin gaipliğine karar verilmesi ve hisselerine isabet eden satış bedelinin işlemiş tüm faizleri ile birlikte Hazineye devrini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kdz Ereğli l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/282 Esas ve 2012/646 Karar sayılı gaipliği talep edilen kişilere atanan kayyımın yönetim kayyımı olmadığı, ortaklığın giderilmesi davası için atanan temsil kayyımı olduğu, TMK'nın 588. maddesinde aranan şartın gerçekleşmediği” gerekçesiyle davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Kdz.Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/282 Esas ve 2012/646 Karar sayılı dosyasında, Kdz.Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1124 Esas sayılı dosyasında 4 99... parsel sayılı taşınmazla ilgili görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmaz hissedarlarından kim olduğu ve adresi tespit edilemeyen .... oğlu .... torunu....'yi temsil etmek üzere Mal Müdürünün kayyım olarak atandığı, her ne kadar Kdz.Ereğli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/282 Esas ve 2012/646 Karar sayılı kararında "Mal Müdürü ....'in yönetim kayyımı olarak tayinine" ifadesi geçmekte ise de, söz konusu kararda ilgilinin yönetim kayyımı olarak değil, temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, TMK'nın 477/1. maddesinde temsil kayyımlığının, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitmesiyle sona ereceğinin düzenlendiği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince Mal Müdürünün (yasa değişikliği ile onun görevini devam ettiren Çevre ve Şehircilik İl Müdürünün) yönetim kayyımı olmadığı ve bu nedenle eldeki davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın sıfat (husumet) yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesis edildiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 588. maddesi gereği gaipliğe karar verilmesi ve hisselerin Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.