Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4620 K.2025/4579
7. Hukuk Dairesi 2025/4620 E. , 2025/4579 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/853 E., 2025/741 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaraereğlisi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/80 E., 2025/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin zilyedi bulunduğu taşınmazın Millî Emlak tarafından idari bir kararla bedelsiz olarak ... İdaresi Başkanlığına devredildiğini ve satışa çıkartılacağının öğrenildiğini ileri sürerek, müvekkilinin taşınmaz üzerinde bulunan dubleks ev, 50 den fazla ağaç, depo, kurutma kanalları, menfesler, istinat duvarları ve bilirkişi marifetiyle tespit edilecek tüm muhdesatın değeri ve aidiyetinin müvekkilinin mülkiyetinde olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmaza ait tapu kaydında muhdesata ilişkin herhangi bir bilgi ve kaydın bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili İdarenin davaya konu binalar/yapılar üzerinde bir mülkiyet iddiası bulunmadığından davanın müvekkil İdare yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddini savunmuştur.
3. Müdâhil ... Gayrimenkul İnş. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı yanlış talepler ile müvekkilinin mülkiyet hakkının kısıtlanmasına sebep olduğundan "davalıdır" şerhinin kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile derdest ortaklığın giderilmesi, davası, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm uygulaması bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava açıldığı tarihte Maliye Hazinesinin taşınmazda malik olmadığı ve dava dilekçesinden davacının bu durumdan haberdar olduğunun anlaşıldığı, ...'nin burada dava açıldıktan sonra taraf sıfatını kazanamayacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine, dâhili davalı ... ve müdâhil ... Gayrimenkul İnş. Ltd. Şti.'nin taraf sıfatı bulunmadığından haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/3. maddesinin hatalı ve dar yorumlanması suretiyle usul ekonomisinin ihlal edildiğini, davacının Hazineyi taraf göstermesinin kabul edilebilir bir yanılgı olduğunu,
2. İstinaf başvurusunun esasını oluşturan hukuki yarar konusunun hiç tartışılmadan karar verildiğini,
3. Bölge Adliye Mahkemesinin, ... ve ... Gayrimenkulün usulüne uygun olarak taraf sıfatı kazanmadığını tespit ederek haklarında "karar verilmesine yer olmadığına" hükmettiğini, bu tespiti doğru olmakla birlikte bu tespiti yaparken davanın asıl davalısı olarak kabul ettiği ... aleyhine vekâlet ücretine hükmetmesinin çelişkili olduğunu, madem ki dava en başından yanlış hasıma yöneltildi ise bu durumda Hazine dâhil olmak üzere tüm taraflar yönünden davanın husumet yokluğundan bir karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.