Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/996 K.2025/4588
7. Hukuk Dairesi 2025/996 E. , 2025/4588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/453 E., 2024/1679 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kumru Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/11 E., 2023/186 K.
Asıl dava; kadastrodan önceki nedenlere dayalı açılan tapu iptali ve tescil, terditli temliken tescil ve tazminat, birleştirilen dava; el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkin olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; Mahkemece asıl davadaki taleplerin reddine, birleştirilen davadaki taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Harçlandırılarak asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz konusu edilen miktar; reddolunan asıl davadaki istemler yönünden 72.374,00 TL ve kabul edilen birleştirilen davadaki istemler yönünden 41.577,00 TL olup, ayrı ayrı asıl ve birleştirilen davadaki temyize konu edilen miktarlar karar tarihi (2024) itibariyle Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Asıl dava kadastrodan önceki nedenlere dayalı açılan tapu iptal ve tescil, terditli temliken tescil ve tazminat, birleştirilen dava el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince asıl davadaki taleplerin reddine, birleştirilen davadaki taleplerin kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilmiştir. Hükmün asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin sayın çoğunluğu tarafından, reddolunan asıl davadaki istemler yönünden 72.374,00 TL ve kabul edilen birleştirilen davadaki istemler yönünden 41.577,00 TL olan dava değerlerinin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesi ile temyiz isteğinin ayrı ayrı değerden reddine karar verilmiştir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda; asıl ve birleştirilen davaların açıldığı 2019 yılında temyiz kesinlik sınırı 58.800,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak " ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle HMK'nın parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibariyle asıl davadaki talep yönünden (72.374,00 TL) temyiz incelemesi mümkün olduğundan, işin asıl dava yönünden esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle temyiz isteminin miktardan reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.