Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/486 K.2025/4560
7. Hukuk Dairesi 2025/486 E. , 2025/4560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/529 E., 2024/1880 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/847 E., 2023/1032 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazda el birliği ortaklığının bulunduğunu, 1 18... parsel sayılı taşınmazda 17.06.2022 tarihinde dava dışı paydaş tarafından 4/5 nispetinde payın davalıya satıldığını, davacılara yasal ön alım hakkının tanınarak davalı üzerindeki taşınmaz hissesinin iptali ile müvekkilleri adına tesciline ve dava konusu pay üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacılar vekili; asıl davada dava konusu payın tapu kaydında yer alan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. ASIL ve BİRLEŞTİRİLEN DAVAYA CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu payın gerçekte 2.000.000,00 TL'ye sayın alındığını, bu değer üzerinden ilgili vergi dairesinde harcın ikmal edildiğini, keşif yapıldığında dava konusu payın değerinin anlaşılacağını, keşfen dava konusu payın değerinin tespitini istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Banka lehine dava konusu payda davalının kullandığı tarımsal kredinin teminatı olarak 17.06.2022 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, Bankanın iyi niyetli olduğunu, tapu kaydına güvenerek ipotek tesis edildiğini, davanın kabul edilmesi durumunda ipotek bedelinin ön alım bedelinden düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ön alım hakkının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil kararı henüz kesinleşmediğinden, davacıların dava konusu payın maliki olmadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Birleştirilen davada verilen karar aleyhine temyiz başvurusunda bulunduğunu,
b. Asıl davanın kabulüne karar verilmişken birleştirilen davada verilen kararın çelişki yarattığını,
c. Dava konusu payın davalıya satıldığı gün birleştirilen davada davalı Banka lehine ipotek tesis edildiğini, Bankanın basiretli tacir gibi hareket ederek paylı mülkiyetli taşınmazda ipotek tesisinden önce diğer paydaşlardan muvafakat alması gerektiğini, diğer paydaşların ön alım hakkı kullanabileceğini öngörmesi gerektiğini,
d. Birleştirilen davada verilen karar ile asıl davanın zımnen reddedilmiş olduğunu,
e. Mülkiyet hakkına, sınırlı ayni hak olan ipotek hakkına nazaran üstünlük tanınması gerektiğini,
f. Birleştirilen davada davalının ipotek hakkının ön alım bedeli üzerinde rehin olarak devam etmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Dava konusu payın gerçek satış bedelinin 2.000.000,00 TL olduğunu,
b. Tanık deliline dayanmasına rağmen dinlenmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini,
c. İstinaf dilekçesine ek olarak yargılamanın başında ön alım dedelinin depo edilmesinin sağlanmadığını, müvekkilin zararının en azından bir kısmının giderilmesi yönünden nemalandırma yapılması gerektiğini belirterek asıl davada verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut uyuşmazlıkta; asıl davada ön alım hakkına konu payın takyidatlardan arındırılmış olarak tapu kaydının iptali ile tescil, birleştirilen davada ise ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Asıl davada mülkiyete ilişkin bir karar verileceğinden birleştirilen davada davacının ipoteğin terkinini istemede hukuki yararı bulunduğundan birleştirilen davada hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl davada temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.