Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/696 K.2025/4534
7. Hukuk Dairesi 2025/696 E. , 2025/4534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2305 E., 2024/2015 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Susurluk 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/272 E., 2021/588 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 1 09... , 17, 18... parsel sayılı taşınmazların müvekkili adına tapulu olduğunu, bu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesinde kalan ve orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, adı geçen taşınmazların Balıkesir Mera Komisyonunun 12.04.2019 tarihli ve 967 karar sayılı kararı ile mera olarak davalı lehine tahsis edildiğini, davaya konu taşınmazların mera niteliğinde olmadığını, ayrıca tahsis için herhangi bir ihtiyacın da bulunmadığını, taşınmazların tarım arazisi olarak kişilerce kullanılmakta olduğunu, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ileri sürerek mera komisyon kararının iptalini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın ... Mera Komisyonunun 12.04.2019 tarihli ve 967 Karar sayılı kararı ile mera olarak tespit ve davalı Belediye lehine tahsis edildiğini, belirlenen mahallede köy ihtiyacı kadar mera tespitinin yapıldığını, taşınmazın mera olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ileri sürerek mera komisyon kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen dava davalısı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların mera orta malı olduğunu, tahsis kararı ile mahalle halkının mera ihtiyacının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2019/272 Esas, 2021/588 Karar sayılı kararındaki "...yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde hayvan varlığına yetecek yeşil ot miktarının yetersiz olduğunun tespit edildiği, bu nedenle hayvancılık işletmelerinin çayır, mera ihtiyacınin olduğunu ve taşınmazın da mera vasfına elverişli olduğu, bu nedenle mera komisyonunun verdiği kararın yerinde olduğu..." gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı vekili ile birleştirilen dava davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2022/2305 Esas, 2024/2015 Karar sayılı kararındaki "...asıl dava yönünden dava konusu 1 09... , 17, 18... parsel sayılı taşınmazların mera olarak tespit edilip ... Belediyesine tahsis edilmesinde ve Mahkemece davanın esastan reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, birleştirilen dava yönünden ise mera tahsis komisyonu kararının iptalini Hazine, Belediye veya Köy Tüzel Kişiliği sıfatı bulunmayan gerçek kişi sıfatlı davacının isteyemeyeceği, dolayısı ile davacı ...'in bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığı, birleştirilen davanın bu gerekçe ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesinin isabetli olmadığı..." gerekçesiyle asıl dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; birleştirilen dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine yönelik olarak kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile asıl davanın esastan, birleştirilen davanın ise usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taşınmazların mera vasfında olmadığını,
2. Taşınmazların mera olarak tahsisi için gerekli koşulların oluşmadığını,
3. Taşınmazların mera olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını,
4. Kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
5. Araştırma ve incelemenin eksik bir şekilde yapıldığını,
6. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini,
7. Yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davalarda uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.