Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3851 K.2025/4483

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3851 📋 K. 2025/4483 📅 21.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3851 E.  ,  2025/4483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1369 E., 2024/741 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/452 E., 2023/137 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların, 14 37... ve 7 parsel ile 14 32... parsel sayılı taşınmazlarda malik olduklarını, taşınmazlar hakkında Of Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/301Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmazlardan 14 37... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 3 katlı betonarme binanın üçüncü katı ve çatı katının davacıların murisi ... tarafından meydana getirildiğini, ona ait olduğunu, davalıların bu muhdesatta haklarının bulunmadığını, diğer 14 37... ve 7 parsel ile 14 32... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde sonradan dikildiği belli olan bir miktar çay bahçesinin de davacılardan ... tarafından dikildiğini, dikilen bu çayların davalılarla bir ilgisi olmadığını, bu nedenlerle dava konusu yapının üçüncü katının ve çatı katının davacılar murisine ait olduğunun tespitine, yine taşınmazlar üzerindeki çay bitkilerinin de davacılardan ...'ya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; dava konusu kargir binanın tamamının babaları ... ile anneleri ... tarafından yaptırıldığını, üçüncü katın tuğlalarını bizzat ... ve ablası ...'nun sırtında taşıdığını, üçüncü kat ile çatı katının babaları ...'nun verdiği paralarla yaptırıldığını, ...'nun mirasçıları olan davacıların elinde bulundurduğu 08.02.2004 tarihli anlaşma senedinin, okuma-yazması olmayan annesi ... 'ya oğlu ... ve gelini ... tarafından büyük bir manevi baskı altında imzalattırıldığını, herhangi bir sağlık raporu ile desteklenmemiş, noter huzurunda yapılmamış adi bir anlaşma olduğunu, ayrıca taşınmazlar üzerindeki meyve ağaçları kesilerek, mevcut taşınmazı sahiplenmek amacıyla bir miktar yaş çay dikildiğini, belirtilen taşınmazlar üzerindeki çayların anneleri ... ve babaanneleri tarafından dikildiğini, ...'nun mezkür taşınmazı kendisinin kabul ederek üzerinde izinsiz tasarrufta bulunmasının da yasalara aykırılık olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine, davalıların istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerin muhtesatın aidiyetinin tespiti davası açabilmesi için derdest bir ortaklığın giderilmesi davası olması gerektiğini, davaya konu taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi davasının 2017 yılında açıldığını müvekkillerin kadastro tespitinin yapıldığı 25.12.1992 tarihinden sonra 10 yıl içinde muhtesatın aidiyeti davası açmaları mümkün olmadığını çünkü derdest bir ortaklığın giderilmesi davası olmadığını, dava konusu muhdesat kadastro tespitinden sonra yapıldığını, çay bitkileri arasındaki yaş farklarının dikkate alınmadığını, 7 parsel sayılı taşınmazdaki çay bahçelerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ve çay ağacının yapısının dikkate alınmadığı belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.