Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3872 K.2025/4499
7. Hukuk Dairesi 2025/3872 E. , 2025/4499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2470 E., 2025/283 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nurdağı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/287 E., 2024/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını, dava konusu taşınmazların davalı tarafından yaklaşık altı yıldır kullanıldığını belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların taraflar arasında paylaşıldığını, herkesin bu paylaşım uyarınca kendi taşınmazını kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları doğrultusunda tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalılardan ... bakımından kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının davalılardan ... yönünden kaldırılmasına karar vermiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine 22.04.2025 tarihli ek karar ile kaldırma kararlarının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
3. Davacı vekili 23.05.2025 tarihli dilekçe ile kararın hüküm fıkrasında davalılar ..., ... ve ... yönünden istinaf başvurularına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, kararın sadece davalı ... yönünden kaldırıldığının belirtilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince diğer davalılar yönünden istinaf başvurularının kesin olarak reddolunduğu şeklinde değerlendirme yapılarak onlar yönünden hükmün kesinleştirildiğini, davalılar ..., ... ve ... yönünden de kaldırılıp kaldırılmadığı hususunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun madde 305/A gereğince ek karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2025 tarihli ek kararı ile açık maddi hataya dayalı olarak bu kişilerin hükmün kapsamı dışında bırakılmak sureti ile infazda tereddüt oluşturulduğu, hükmün kesin olarak verildiği, bu nedenle hatanın olağan yasa yollarına başvurulmak sureti ile giderilmesin de mümkün olmadığı, yanlışlığın başka türlü giderilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, açık hak kayıplarının önlenmesi için maddi hata kavramının geniş yorumlanması gerektiğini belirterek 6100 sayılı Kanununun 304/1 hükmü uyarınca maddi hatanın düzeltilmesine, davacı vekilinin talebinin kabulü ile 07.03.2025 tarih ve 2024/2470 Esas ve 2025/283 Karar sayılı gerekçeli kararının hüküm fıkrasının “6100 sayılı HMK'nın 353/1(a)-6 hükmü uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına” şeklinde değiştirilmek sureti ile yazı hatasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalılardan ..., ... ve ... bakımından istinaf başvurusuna ilişkin bir hüküm tesis edilmediğini, bu konuda temyiz haklarının ihlal edildiğini, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kesin olarak verilmiş ise de hukuka aykırı olduğunu, kararın kendi içinde çelişkili olduğunu, tanık beyanlarının doğru değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Her ne kadar Mahkeme kararlarının bir bütün olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tek davalı yönünden istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılması doğru değil ise de 22.04.2025 tarihli kaldırma kararının temyiz edilemeyeceğine dair ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.