Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3738 K.2025/4478

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3738 📋 K. 2025/4478 📅 21.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3738 E.  ,  2025/4478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/252 E., 2025/116 K.
Bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı asıl ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dileçesinde, ... . Noterliğinin 21.04.2005 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 2 70... parsel, 2 71... parsel ve 2 94... parsel sayılı taşınmazlardaki vaat borçluları ... ve ... 'nun paylarının tamamının satışı vaat edildiği halde bir kısım payların davalı ...'e muvazaalı olarak tapuda devredildiğini ileri sürerek yolsuz tescil işlemlerinin iptali ile 2 94... parselde hâlen davalılar ..., ..., ... adına kayıtlı payların iptaliyle davacı adına tescilini, uygun görülmemesi hâlinde taşınmazların güncel değerinin tahsilini istemiştir.
2. Davacı asıl, 30.04.2015 tarihli celsede, 2 70... parsel sayılı taşınmazdaki haklarından vazgeçtiğini beyan etmiştir.
3. Asli müdahil ... vekili 27.02.2012 tarihli dilekçesinde, dava konusu satış vaadi sözleşmesinin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, satış vaadi sözleşmesinde satmayı vaat edenler vekili olan ... ile 03.03.2009 tarihinde imzalanan basit yazılı sözleşmede bu hususun sabit olduğunu, eski eşi olan davacıya inancı nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin davacı lehine yapıldığını, asli müdahilin tayin ettiği vekil ... tarafından vekâletnamenin kötüye kullanılarak dava konusu payların davalı ...'e satıldığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı ve davalı ...'e satılan payların iptali ile asli müdahil adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ..., 2 94... parsel sayılı taşınmazdaki adlarına kayıtlı 1/12'şer payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini kabul etmişlerdir.
2. Bir kısım vaat borçluları mirasçıları olan davalılar, taşınmazların tapuda devrinin sağlanması amacıyla davacının eşi ve asli müdahil ...’e vekâlet verdiklerini, asli müdahilin de ...’i vekil tayin ettiğini, dava konusu taşınmazlardaki payların kendilerinden habersiz şekilde ve muvazaalı olarak ... tarafından kardeşi olan davalı ...'e devredildiğini, muvazaalı işlemleri yapanların asli müdahil ..., davalı ... ile kardeşi olan vekil ... olduğunu, yapılan satışın iptali gerektiğini savunmuşlardır.
3. Davalı ... vekili, müvekkilinin ayni hak sahibi olduğunu, davacının kişisel hakkından dolayı açılan davanın dinlenmeyeceğini, tapuda hiç bir şerh ve kısıtlama olmadan iyiniyetle bedelini ödeyerek satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.04.2015 tarihli ve 2011/516 Esas, 2015/257 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 2 70... sayılı parsel yönünden vazgeçme nedeniyle davanın reddine, 2 94... parsel ile 2 71... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, davalı ... adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline, müdahil davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 30.04.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili, davalı ... vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2015 tarihli 2015/13159 Esas, 2015/11074 Karar sayılı ilâmıyla; dava konusu 2 94... parsel sayılı taşınmazda bir kısım davalının payı yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.11.2017 tarihli ve 2016/640 Esas, 2017/778 Karar sayılı kararı ile davacının davasının 2 70... parsel yönünden vazgeçme nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden kabulüne, müdahil davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 30.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2018/876 Esas, 2018/4857 Karar sayılı ilâmıyla; infaza elverişsiz hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.11.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/542 sayılı Kararı ile dava konusu 2 70... parsel yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının davasının davalılar ... mirasçıları açısından dava konusu 2 94... parsel ile ilgili olarak kabulü ile tapu iptali ve tescile, davacının davasının ... mirasçıları açısından tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, tazminat talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
E.Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili, davalı ... vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2020/739 Esas, 2020/8705 Karar sayılı ilâmıyla; asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddine; davacı ve davalı ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden ise, davalı ...’e yapılan satışın muvazaalı olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, adı geçen davalının iyiniyetli olmadığı, mahkemenin, davacının dayanağı şahsi hakkını ayni hak sahibi olan davalı ...’e ileri süremeyeceği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil talebinin reddiyle diğer davalılar aleyhine açılan tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı; davacının satış vaadi sözleşmesine dayalı şahsi hakkını, kötüniyetli ayni hak sahibi olan davalı ...’e karşı ileri sürüp tapu iptali ve tescil talebinde haklı bulunduğu gözetilerek davalı ...’in dava konusu 2 71... parsel ve 2 94... parsel sayılı taşınmazlarda 25.04.2011 tarihli resmî senetle satın aldığı hisselerin de iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği; kabule göre de, davalılar ... mirasçıları açısından 2 71... parsel sayılı taşınmaz yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.01.2022 tarihli ve 2021/350 Esas, 2022/35 sayılı Kararı ile 2 70... parsel sayılı taşınmaz ile asli müdahilin talepleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına; davacının 2 94... ve 2 71... parsel sayılı taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
G. Dördüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.01.2023 tarihli ve 2022/3255 Esas, 2023/84 Karar sayılı ilâmı ile; 2 70... parsel sayılı taşınmaz ile asli müdahilin talepleri yönünden hüküm tekrarı yapılmamasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
H. Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in iyiniyetli olmadığı ve satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçeleriyle davacının davasının 2 70... parsel sayılı taşınmaz açısından tazminat talebi yönünden kabulüne, davacının davasının diğer taşınmazlar açısından tapu iptal ve tescil talepleri yönünden kabulüne, asli müdahilin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacının 2 70... parsel yönünden davasından feragat ettiğini, daha önce verilen feragat nedeniyle red kararını temyiz etmediğini, bu açıdan lehlerine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, diğer parseller yönünden ise davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil terditli tazminat istemlerine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukukî alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
3. Kazanılmış haklar hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti,…sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi, toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; usul kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir."
5. Somut uyuşmazlıkta, davacı 30.04.2015 tarihli celsede, 2 70... parsel sayılı taşınmazdaki haklarından vazgeçtiğini beyan etmiş, Mahkemenin 21.11.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/542 Karar sayılı kararı ile 2 70... parsel yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm bu yönüyle davacı tarafından temyiz edilmemiş ve davacı tarafından dosyaya sunulan 10.03.2021 UYAP havale tarihli karar düzeltmeye cevap dilekçesinde hükmün 2 70... parsel yönünden temyiz edilmediği beyan edilmiştir. Bu durumda bu parsel yönünden vazgeçme beyanı ve usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi