Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/602 K.2025/4456

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/602 📋 K. 2025/4456 📅 20.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/602 E.  ,  2025/4456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/212 E., 2024/2255 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/284 E., 2023/367 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kayınbabası olan ...'nın 16.02.2020 tarihinde öldüğünü, ... . Noterliğin 203.05.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile oğlunun çocuksuz ölümü hâlinde tüm malvarlığını müvekkili vakfa kalmasını vasiyet ettiğini, vasiyet edenin daha sonra düzenlediği 28.08.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile tüm mal varlığını gelini olan davalıya vasiyet ettiğinin öğrenildiğini, her iki vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasında müvekkili Vakfın haberdar edilmediğini, vasiyet edenin davalı ile arasının iyi olmadığını, yaşı ve sağlığı nedeniyle kullandığı ilaçların yoğun etkisi altında, fiil ehliyetinin olmadığı dönemde, davalının baskısı ile ikinci vasiyetnamenin düzenlemiş olduğunu ileri sürerek, 28.08.2019 tarihli ikinci vasiyetnamenin iplaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetname tarihinde murisin işlem yapmaya ehil olduğuna ilişkin sağlık raporunun bulunduğunu, müvekkilinin eşi öldükten sonra murisle, muris öldükten sonra da murisin eşi ... ile müvekkilinin ilgilendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2021/284 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararı ile "... Adli Tıp Kurumunun 4. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda vasiyet eden ...'nın vasiyetnamenin düzenlendiği 28.08.2019 tarihinde hukuki ehliyeti haiz olduğunun belirlendiği, bu hâliyle davacı tarafından ileri sürülen iddiasının ispatlanamadığı, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar
veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olmadığı, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uygun şekilde yapılmış olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesinde aranan iptal sebeplerinden hiç bir sebebin bulunmadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2024 tarihli ve 2024/212 Esas, 2024/2255 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla;
1. Vasiyet eden ...'ya 2017 yılında alzheimer teşhisi konulduğunu, bu nedenle vasiyet edenin konuşmada sıkıntı yaşadığını,
2. Yargılama aşmasında dinlenen davalı tanığı tarafından, son görüşmesinde ... ile çok kısa konuşmak zorunda kaldığını belirttiğini, bu durumun vasiyet edeninin hastalığının belirtisi olarak yorumlanması gerektiğini,
3. Bilirkişi raporuna itirazları sonucu yeni bilirkişi raporu aldırılması gerekirken, bu itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.