Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3096 K.2025/4441

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3096 📋 K. 2025/4441 📅 20.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3096 E.  ,  2025/4441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/91 E., 2025/76 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 4 27... parsel sayılı taşınmazda 04.12.2019, 03.01.2020, 19.02.20 20... .06.2020 tarihli satış işlemleriyle davalıya devredilen hisselerin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortaklığın giderilmesi davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, 04.12.2019 tarihinden sonraki satışlara karşı ön alım hakkının kullanılamayacağını, taşınmazın fiilen taksim edildiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının OSB katılımcı hakkına sahip olmadığını, OSB'nin geri alım hakkının bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2020/156 Esas, 2021/431 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.10.2023 tarihli ve 2022/4549 Esas, 2023/5132 Karar sayılı kararıyla kararın kararın infaza elverişli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğinin ispatlanamadığı ve davacının ön alım hakkının bulunduğu, davanın süresinde açıldığı ve ön alım bedelinin depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; daha önceki beyanlarını tekrarlayarak, davacının payına yönelik kamulaştırma davası bulunduğunu bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacı ...'in taşınmazda paydaş olmadığını, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, ortaklığın giderilmesi davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının ön alım hakkı kullanamayacağını, davanın süresinde açılmadığını, davacının OSB katılımcısı olma hakkına sahip olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediği hâlde aleyhine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ifade ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmü gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, hükmün sonuç kısmının 1/a bendinde, 03.01.2020 tarihli ... yevmiye numaralı satışa konu edilen hisse 277/2400 olduğu hâlde "27/2400 hisse" ibaresine yer verilmesi ve iptaline karar verilen hisselerin taşınmazda paydaş olan davacı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken hüküm sonucunda bu husus açıkça belirtilmeyerek "davacı adına tesciline" şeklinde infazda tereddüt meydana getirecek şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1/a) numaralı bendinde yer alan "27/2400" ibaresinin çıkartılarak yerine "277/2400" ibaresinin yazılması ve "davacı" ibaresinden sonra gelmek üzere " ..." ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.