Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/330 K.2025/4378
7. Hukuk Dairesi 2025/330 E. , 2025/4378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/204 E., 2024/534 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaşı olduğu iki parça taşınmazı, davalının tek başına tasarruf etmesi nedeniyle kullanamadığını, bu nedenle 2009-2014 yılları arasında hesaplanacak ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunarak, davanın tek başına kendisine yöneltilemeyeceğini, taşınmazlara ait tüm vergilerin davalı tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2014/231 E., 2018/710 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı tarafından kira geliri elde edilen yapılar hakkında bir kısım ödemeler yapıldığı savunulduğundan, Mahkemece davalının yaptığını söylediği ödemelerle ilgili sunduğu belgeler üzerinde araştırma yapılarak diğer tüm malikler yerine yaptığı bir ödeme varsa tutarının belirlenerek ecrimisil miktarından mahsup edilmemesinin doğru görülmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilâmına uyularak davanın kabulü ile; 351.514,00 TL'nin 18.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Tanıklarının, davacının payına düşen kira gelirlerini davacıya elden ve banka havalesi yolu ile ödediklerini belirtmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesince tanık beyanlarının neden dikkate alınmadığının gerekçelendirilmediğini,
2.Dosyaya gelen banka kayıtlarında dava dışı kadeşler ... ve ... tarafından yatırıldığı belli olan 21.468,00 TL’nin hesaplamada dikkate alınmadığını,
3.Taşınmazlara ait tüm vergilerin davalı tarafından yatırıldığını, ödemelere ilişkin 181.000,00TL’den fazla tutardaki kredi kartı slipleri ve makbuz örneklerinin dosyaya ibraz edildiğini, makbuzlara göre 2011 yılında sırf davacı adına yatırılan vergi tutarının 7.196,00 TL olduğunu,
4.Dava konusu 98 95... parsel sayılı taşınmazın yarı bölümünün diğer kardeş dava dışı ... tarafından kullanıldığı, davacının banka hesaplarına yatan fakat açıklama olmadığı için hesaba dâhil edilmeyen miktarların kira ödemesine istinaden yapıldığı hususlarının tanık beyanları ile ispatlandığını ileri sürmektedir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.