Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1798 K.2025/4407
7. Hukuk Dairesi 2025/1798 E. , 2025/4407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/415 E., 2024/869 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıların murisi olan ...’nin kardeşi olduğunu, kök murisleri vefat ettikten sonra ...’nin muristen kalan taşınmaz paylarını davacıya 1997 yılında sattığını, davacının karşılığında 712.808,834 TL ödeme yaptığını, buna ilişkin Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/193 Esas sayılı dosyada ikrarı olduğunu ileri sürerek; dava konusu 7 parça taşınmazdaki davalıların murisi ...’nin payının iptali ile davacı adına tescilini, bu talebi kabul edilmediği takdirde ödenen bedelin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkillerinin murisi ...’nin ev satın alırken abisi olan davacıdan borç para istediğini, davacıdan alınan borcun bir yıl içinde geri ödendiğini, sözleşmenin yazılı olarak yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca alacak yönünden zamanaşımı def’ileri olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, “davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizce; “vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına;dava konusu 6 92... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, tapulu taşınmazın haricen satışı veya sözlü miras payı devri her ne kadar geçersiz ise de, mahkemece terditli olan bedel iadesi talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı; davalıların cevap dilekçesinde, murislerinin davacıdan borç para aldığını ancak bir sene içinde ödediğini iddia ettiklerine göre davalıların bu savunmaları karşısında ispat yükü yer değiştirmiş olup davacı üzerinde bulunan ispat külfetinin davalılara geçtiği; dava konusu 118 ada, 11 parsel, 121 ada, 1 parsel, 137 ada, 10... parsel, 110 ada, 42 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından 1997 yılında yapıldığı iddia edilen harici pay satışı, söz konusu taşınmazlar tapuya tescil edilmeden önce yapıldığına göre dava, kadastro tespiti öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14... /3. maddesine göre değerlendirme yapılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Davalılar vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli olmadığı ve tarafların verdiklerini geri alabileceği, bu halde harici satış sözleşmesindeki satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmin edilebileceği, bu kapsamda dava konusu 6 92... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapulu taşınmazın harici satışını değer verilemeyeceğinden ve diğer dava konusu 118 ada, 11 parsel, 121 ada, 1 parsel, 137 ada, 10... parsel, 110 ada, 42 parsel sayılı taşınmazlar yönünden harici pay satışı taşınmazlar tapuya tescil edilmeden önce yapıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14... /3. maddesine göre iddia ispat edilemediğinden davacıların tüm taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli talep yönünden ise harcı tamamlanan 58.657,32 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin kabulünün gerektiğini, tanık beyanlarına göre de taraflar arsında görülen Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/198 Esas sayılı dosyasındaki vekil beyanından da anlaşıldığı üzere taraflar arasında geçerli bir sözleşme olduğunu, kabul kararı verilen bedel hususunda da hata edildiğini, 25.04.2024 tarihli raporda belirtilen 6. ve 7. taşınmazlar yönünden belirlenen bedel için sadece artırım yaptıklarını, ilk 5 sırada belirtilen taşınmazlar yönünden tescil talebinin kabul edileceğini düşündüklerini, 224.870,96 TL üzerinden harcın tamamlandığını, bedel tespitlerinin de hatalı yapıldığını, taşınmaz değerlerinin eksik hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; belirlenen bedelin neye göre tespit edildiğinin belli olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, tanık beyanlarının lehlerine olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; miras payının haricen satın alınmasına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin Mahkemece hüküm altına alınan 58.657,32 TL’ye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin 07.12.2021 tarihli bozma ilamında ifade edildiği üzere davacı tarafın tazminat talebine yönelik olarak davalılar savunmalarında murislerinin davacıdan borç alıp ödendiğini belirtmelerine karşın, ödemenin yeterli ve hukuki delillerle ispatlanamamış olması karşısında dava dilekçesinde belirtilen bedelin, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı 25.861,50 TL’ye hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle 58.657,32 TL alacağa hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.